DUA AYETLERİ


                  KUR’AN’DAN BAZI   DUA AYETLERİ

Hz.ADEM VE EŞİNİN DUASI

Ayetin meali
(Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.(A'râf : 23) 

Ayetin  dua bölümü ve anlamı: 
 رَبَّـنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ين

"Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.""  (A'râf; 23)
 
HZ. İBRAHİM’İN DUASI

رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْماً وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ ﴿٨٣﴾وَاجْعَلْ ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ ﴿٨٤﴾ وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ ﴿٨٥﴾

 وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ ﴿٨٧﴾     
"Ey Rabbim! Bana  hikmet ver  ve beni  salih kimseler arasına kat."
"Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan eyle."
"Beni Naîm cennetinin varislerinden kıl."
 "(Kulların) diriltilecekleri gün beni mahcup etme!"(Şuarâ : 83,84,85, 87)

****

ربِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّـنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ ﴿٤٠﴾

رَبَّـنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟ ﴿٤١﴾   


«Ey Rabbimiz! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle Ey Rabbimiz! Duamı kabul et!»  İbrâhîm : 40

"Rabbimiz! Hesabın  görüleceği günde, beni, ana-babamı ve müminleri bağışla.  " İbrâhîm : 41

SÜLEYMAN  ALEYHİSSELAMIN DUASI
"(Süleyman) onun sözünden dolayı gülümsedi ve dedi ki: Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat."  (Neml; 19)

Ayetin dua bölümü ve anlamı

 رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْملْ صَالِحا تَرْضٰيهُ وَاَدْخِلْن۪ي بِرَحْمَتِكَ ف۪ي عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ

" Ey Rabbim! Beni, gerek bana gerekse ana-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kulların arasına kat."  (Neml; 19)

HZ YUSUF’UN DUASI

 تَوَفَّن۪ي مُسْلِماً وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ

“… Benim canımı müslüman olarak al ve beni Salihler arasına kat."  (Yûsuf; 101)
 
Hz EYYÜB’ÜN DUASI

“Eyyûb'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.” (Enbiyâ : 83)
Ayetin dua haline gelmiş hali:

ٓ رَبّ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ

Rabbim! Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" Enbiyâ : 83

*******

ASHAB-I KEHFİN DUASI

"O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi."  (Kehf; 10)

 رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَداً

" Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!(göster) "  (Kehf; 10) 

PEYGAMBER EFENDİMİZE ÖĞRETİLEN  DUALARDAN…

"(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir."  (Tevbe;129)

Dua bölümü ve anlamı:

 حَسْبِيَ اللّٰهُۘ  لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ
“Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir."  (Tevbe; 129)

******

“Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!”( Mü'minûn : 97-98)

 Ayetlerin dua bölümü ve anlamı
رَبِّ اَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاط۪ينِۙ
 
 وَاَعُوذُ بِكَ رَبِّ اَنْ يَحْضُرُونِ

"Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!"  (40/ 97)
"Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!"  (Mü'minûn; 98)

*******
"De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!""  (Mü'minûn; 118)

 رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ
 "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!""  (Mü'minûn; 118)

********
“Ve şöyle niyaz et: Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver. “İsrâ : 80

 رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَاناً نَص۪يراً   
“ Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver. İsrâ : 80

*******
"De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin." Âl-i İmrân : 26"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."  Âl-i İmrân : 27

Ayetlerin dua bölümü ve anlamı: 
 اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿٢٦﴾ 

 تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ ﴿٢٧﴾    
"Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin." Âl-i İmrân : 26

"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."  Âl-i İmrân : 27

 MÜMİNLERE ÖĞRETİLEN DUALAR:
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ ﴿٨﴾ 

“Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lutfu bol olan yalnız sensin.” Âl-i İmrân : 8
رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ  اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟ ﴿٩ 
"Rabbimiz! Muhakkak sen insanları geleceğinde asla şüphe olmayan bir günde toplayacaksın. Şüphesiz Allah sözünden dönmez."  (Âl-i İmrân; 9)
********

"Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti. Âl-i İmrân : 147

Ayetin dua bölümü ve anlamı:
 رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪ٓي اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلىَ الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ ﴿١٤٧ 
“Rabbimiz!  günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!”
 (Âl-i İmrân, 3/147)

******
 رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ

 "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." (Bakara : 286)
*****

"Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır."  (Bakara; 201)




رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru"  (Bakara; 201)

*******
"Ve şöyle derler: Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır."  (Furkân; 65)

 رَبَّـنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۗ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَاماًۗ
اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَراًّ وَمُقَاماً اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَراًّ وَمُقَاماً ﴿٦٦﴾ 

" Rabbimiz! Cehennem azabını üzerimizden sav. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır."  (Furkân; 65)Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!"  (Furkân; 66)
********
"Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir."  (Furkân; 74)

 رَبَّـنَا هَبْ لَنَا مِنْ اَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ اَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق۪ينَ اِمَاماً
 "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle"   (Furkân; 74)

********
Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım. (Ahkâf : 15)

رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحاً
تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ   
"Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.”(Ahkâf : 15)
*****
"Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"  (Haşr; 10)

 رَبَّـنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلاًّ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّـنَٓا اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟
" Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"  (Haşr; 10)
****
"Kullarımdan, "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" diyen bir grup var idi."  (Mü'minûn; 109)

 رَبَّـنَٓا اٰمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَۚ

 "Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın" ."  (Mü'minûn; 109)
*******

وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ ﴿٢٠١﴾ 
"Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır."  (Bakara; 201)

 رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru"  (Bakara; 201) 
HZ İBRAHİMİN YANINDA BULUNAN MÜMİNLERİN DUASI

 رَبَّـنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ)

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ

Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır."  (Mümtehine; 4

"Ey Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin." (Mümtehine : 5) 


ARŞI TAŞIYAN MELEKLERİ VE TAVAF EDEN MELEKLERİN DUASI
Arş'ı yüklenen ve bir de onun çevresinde bulunanlar (melekler), Rablerini hamd ile tesbih ederler, O'na iman ederler. Müminlerin de bağışlanmasını isterler: Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler). Mü'min : 7
 
 رَبَّـنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ
Ey Rabbimiz! Senin rahmet ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tevbe eden ve senin yoluna gidenleri bağışla, onları cehennem azabından koru! (derler)."  (Mü'min; 7)

رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّت۪ي وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُۚ
"Rabbimiz! Onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vâdettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz azîz ve hakîm olan sensin!"  (Mü'min; 8)

وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ  وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟
"Bir de onları, her türlü kötülüklerden koru. O gün sen kimi kötülüklerden korursan muhakkak ki onu rahmetine mazhar etmiş olursun. Bu en büyük kurtuluştur."  (Mü'min; 9)

MÜMİNLERİN AHİRETTEKİ DUASI

رَبَّـنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
 " Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla (arttır eksiltme) ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter." Tahrîm : 8






 
 
 
 
 
 






ÜLKEMİN İNSANLARI

DİN (İSLAM) KONUSUNDA ÜLKEMDEKİ KİŞİLERİN GENEL DURUMLARI:

1-İnançlı olup, Dinin emir ve yasaklarına uymaya çalışanlar.
2-İnançlı olup emir ve yasaklar konusunda gaflet halinde bulunanlar.
3-İnançsız olup her türlü inanca veya inaçsızlığa saygı duyanlar veya karışmayanlar.
4-İnançsız olup dine ve dindarlara düşmanlık besleyenler ve düşmanlık yapanlar.
a)     İnançsız olduğu halde inanmış gibi gözüken ve içten içe dine vedindarlara kin besleyenler (münafıklar)

b)    İnançsızlığını ve dine düşmanlığını gizlemeyenler (kafirler)
Dördüncü gruptakilere ne yapsanız yaranamazsınız.
Kur'an bunları şöyle haber verir:
"... Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür...".(Âl-i İmrân :118)
Rabbim şerlerinden muhafaza buyursun.

YUNUS EMRE




YUNUS'A NAZİRE:


BİR VİRÜS BİR İNSANI
ÇÖKERTTİ SERDİ YERE
YALAN DEĞİL GERÇEKTİR
BEN DE GÖRDÜM ÖZÜNÜ

KORONA VİRÜSÜ HANNASLARA FAZLA MESAİ YAPTIRIYOR

   Korana virüsü sebebiyle hannaslar gece gündüz faaliyetteler.
Peki,hannas nedir veya kimlerdir?
"Hannas" Nas suresinde geçen bir kavramdır.

   Tefsirlerde “ hannas”ın, kendisini gizleyen, ortaya çıkmayıp gizli gizli iş çeviren olduğu anlatılır. Surede bunların insanlardan da cinlerden de olduğu belirtilir. Bunların bir özelliği de insanların gönlüne şüphe tohumları ekip, kafaları karıştırmak istemeleridir. Bazen yalan haberler yayarlar, bazen de doğru bilgiyle yanlış bilgiyi karıştırarak insanlar etkilemeye çalışırlar.
   Şimdi hannasların dört özelliğini teker teker yazalım ve insanlardan kimlerin hannas olduğunu bulmaya çalışalım:
1-Kendini gizler, sinsi hareket eder . Kendisi değil fakat yaptıkları ortaya çıkar.
2- İnsanlardan da olabilir, cinlerden de.
3- Maksat ortalığı bulandırmaktır, Çünkü bunlar bulanık havayı severler. Fitne çıkarmaya çalışırlar. Çünkü bunlar fitneden beslenirler.
4- Yalan haberler yayarak insanların paniklemesine, psikolojilerinin bozulmasına çalışırlar
   Her dönemin kendine mahsus hannasları vardır. Bu günün en önemli hannaslarını sosyal medyada görüyoruz. Şöyleki
   *Bir çokları sahte profillerden pek çok hesaplar açmış, kendini gizlemiş durumdalar. Yani sinsi hareket ediyorlar. Zaten pek çoğu yurt dışından yayın yapan terör örgütü üyeleri.
   *Ülkemizi zayıflatmak veya siyasi çıkar sağlamak için yalan haberle kafaları karıştırmak istiyorlar. Özellikle foto -montajlar yapıyorlar. Bazen kişilerin sözlerini cımbızlayarak farklı manalar çıkarıyorlar. Bazen de tanınmış kişilerin isimlerini kullanarak kendi görüşlerini onlara söyletiyorlar.
   Buraya kadar anlattıklarımda şaşılacak bir şey yok, çünkü şeytanın ve hannasların ,ajanların görevi bu.
   Şaşılacak şey  ise, her gün Nas suresini okuyup, hannaslardan Rabbimize sığındığı halde, hannasların oyununa gelip onların provakasyonuna alet olan, onların sosyal medyada paylaştıklarını hiç düşünmeden servis eden insanların paniklemesine sebep olan bizlerin tutumudur.
   Şu hassas günlerimizde medyayı amaçları için çok yoğun kullanan hannaslara lütfen dikkat edelim.

STRES

 Stres tüm canlıların her gün az veya çok karşılaştıkları bir durum. Aşırı ve yıpratıcı stres bağışıklık sistemini ve diğer birçok organı etkileyerek sağlığımızı bozuyor. Kaçınamadığımız streslerle baş etmesini öğrenmemiz sağlıklı bir yaşam için çok önemli.
(Prof Dr. E. Murat TUZCU )

Son zamanlarda dünyayı etkileyen virüslerin panik halindeki kişileri daha fazla etkilediğini  tahmin edebiliyorum 

Çünkü, aşırı stres ve panik hali bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğinden normalde bünyemizin direndiği bizleri hasta edemeyecek mikroplar/virüsler bizleri hasta edebiliyor.
Stres sebebiyle ortaya çıkan bu hastalıklar bir de bulaşıcı değişik virüslerin de etkisiyle oluşan hastalıkla birleşince  vücut direnci yetersiz olabiliyor.

Netice;
Virüslere karşı, hastalıklara karşı, tıbbın tavsiye ettiği tedbirleri alacağız. Dua ve tevekkülü de elden bırakmayacağız. Bu dua ve tevekkülün Allah Teala'nın yardımı gibi faydaları yanında bizleri psikolojik olarak da rahatlattığından ayrıca yukarıda bahsettiğim olumsuz etkilerden  korunmuş oluruz.

Aşağıdaki ayet umarım bizi bu konuda rahatlatır
"De ki, hiç bir zaman bize Allah’ın bizim için yazdığından başka bir şey isâbet etmez. O bizim mevlâmızdır. mü'minler onun için yalnız Allah’a tevekkül etsinler".(Tevbe : 51)

  

DUANIZ OLMASA...

Furkân, 77. Ayet:
" (Resûlüm!) De ki: (Kulluk ve) duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?..."

Rabbimizin katında belki de en değerli kişiler, kimsenin tanıyıp itibar etmediği, elleri nasırlı veya derileri çatlamış, elbisesi eski, gönlü kırık, ağzı dualı ,gözü yaşlı, yarı aç yarı tok gezen fakat harama bulaşmayan gariplerdir.

Belki de onlar hürmetine bizlere merhamet ediliyordur.

Bu tür kişilerin duasını almaya çalışalım.

İKİ ŞEYE DİKKAT!

İki şey insanı kör ve sağır edermiş
1-Tutkular (fanatizm)
2-Nefret.
İnsanlar aşırı sevdiklerinin hatalarını göremezler.
Birilerinden nefret edenler de onların doğrularını göremezler.

Siyasilere ve siyasete bakışları aşırı sevgi ve/veya nefret üzerine kurulu olanlara bir kardeş hatırlatması...

MANŞET!

DUA AYETLERİ

                   KUR’AN’DAN BAZI    DUA AYETLERİ Hz.ADEM VE EŞİNİN DUASI Ayetin meali ( Âdem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz!...