ŞEYTAN SİZİ FAKİRLİKLE KORKUTUR.

    Yıllar önce bir arkadaşla sohbet ederken söz infaka (Allah rızası için yapılan yardıma) gelmişti.Maddi olarak durumu epeyce iyi olan o arkadaş, yaşadığı bir olayı anlattı.

   Tanıdığı, maddi imkanları pek de iyi sayılmayan güzel ahlaklı bir kişi, hastahaneye yatar.Bizim arkadaş bu güzel ahlaklı ve fakir kişinin hastanede yattığını duyunca,bu kişinin hastalıktan dolayı epeydir çalışamadığını düşünür ve içindeki merhamet duyguları coşar. Kendi kendine ertesi günü hastaneye gidip hem ziyaret etmeyi hem de yüz lira bırakmaya karar verir.
   Ertesi günü kalkıp bu olayı hatırladığında yüz liranın çok olduğunu söyler içindeki ses, ve elli lira vermesini söyler. Elli lirada karar kılan arkadaş, öğleden sonra hastaneye giderken, başka yerlere de verilmesi gereken paraları hatırlar birden, ve hastaneye vardığında cebinden ancak yirmi lira çıkar.

    Arkadaş bunları anlattığında, Bakara suresindeki 268. ayet aklıma geldi

“Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder."(Diyanet Vakfı Meali)

     Gerçekten de bir yere infak edeceğimiz zaman içimize çeşitli olumsuz duygular gelerek bunun engellenmeye çalışıldığını, engellenemez ise azaltılmaya çalışıldığını bir çoğumuz yaşamışızdır.
   Ben acizane şeytanın bu hilesine karşı şöyle bir metot geliştirdim. Bir yere yardım konusunda bir karar vermişsem, daha sonra da içimde, onu azaltacak şeyler (vesvese) hissedersem. ” Bu konu kapanmıştır. Alış-veriş bitti” diyorum bu mevzuyu müzakereye kapatıyorum.


  Başka bir tecrübem de şudur: Şayet yapacağımız şey İnfak değil de israf ise, yapacağımız harcama destekleniyor. Mesela bin liralık bir şey almaya karar vererek mağazaya gidiyorsunuz. Mağazaya vardığınızda daha lüksünü görüyorsun. İçindeki ses “ al ödersin” diyor. Yani infaktaki ses ile israftaki ses farklı şeyler söylüyor.
Hadis-i Şerif kitaplarında Peygamber Efendimizin şöyle dua ettiği bize bildirilir:
“Allah'ım! acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve düşkün ihtiyarlıktan sana sığınırım.”
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...