BİR HADİS-İ ŞERİF VE ORMAN YANGINI



Havaların sıcak, her yerin kuru olduğu bir mevsim düşünelim.

Ormanda yapılan küçük bir dikkatsizlik veya ihmal hektarlarca ormanın kül olmasına sebep olabiliyor değil mi?

Halbuki, o ormanın yetişmesi için kaç on yıl geçti, Allah bilir. Yani, yıllar içerisinde oluşan servet küçük bir ihmal sonucu bir haftada heba olabiliyor.

Bunlar bildiğimiz ve dikkat etmemiz gereken mevzular. Bunu anlatmadaki  asıl niyetim, bu vesile ile bir Hadis-i Şerifi hatırlatmak ve üzerinde düşünülmesini sağlamak.
Sevgili Peygamberimiz bizi şu mealde uyarıyor:
Hasetten (kıskançlıktan) sakınınız. Çünkü, ateşin odunu yakıp tüketmesi gibi, kıskançlık da iyilikleri yer bitirir.
Hadis-i Şerifteki  kıskançlıktan maksadın eşlerin birbirini kıskanması değil, kişilerin birbirini çekememesi olduğunu herhalde anlamışsınızdır. (Gençlerimizin bir kısmı kıskançlık deyince eşlerin birbirini yabancılardan kıskanması olarak anlıyorlar.)
 BU HADİS-İ  ŞERİFTEN ÇIKARDIĞIM DERSLER:
1-Haset duygularına yenik düşen kimseler ahirette büyük sürprizlere karşılaşabilirler.
Amel defterlerine baktıklarında, işledikleri bir çok iyiliğin, güzel davranışın, ibadetlerin yazıldığını gördükleri halde; sevapların yazıldığı yerde hasetleri sebebiyle sevapların bir bölümünün veya tamamının iptal edildiğini görüp hayıflanacaklardır.
 2-Seneler içerisinde oluşan ormanlar nasıl ki kısa bir sürede yok oluyorsa, uzun zaman içerisinde kazandığımız iyilikler de, haset sebebiyle çok kısa zamanda mahvolabilir.
  HASET (KISKANÇLIK) NEDİR?
Başkasındaki beğenilen bir durumu (servet, makam, bilgi, hayat tarzı, fiziki özellikler gibi) içine sindirememek, hatta onun o kişinin elinden gitmesini arzulamaktır.
  Haset ikiye ayrılır.
 1-Olmayanların olanları kıskanması. Öğrencilerden örnek verecek olursak, başarısız öğrencinin başarılı öğrenci için “Ben düşük not aldım o da düşük alsın.” diye düşünmesi.
 Veya arabası olmayan kişinin “Benim yok onun da olmasın!” diye düşünmesi ve bunu arzulaması örnek olarak verilebilir.
 2-Olanların olmayanları kıskanması:
Yine öğrencilerden örnek verecek olursak,” Bu sınıfta tek ben yüksek not alayım başka kimse almasın.” diye düşünmesi ve arzulaması.
Araba meraklısı bir kişinin “Bu beldede bu arabadan sadece bende olsun başkasında olmasın.” diye düşünüp onu arzulaması da buna örnektir.
 KİMLER KİMLERİ KISKANIR:
 Birbirlerini tanımayan kimseler birbirlerini pek kıskanmazlar. Ancak tanıdık kimseler birbirlerini kıskanabilirler.
 Bu noktada,  akrabalar, komşular, arkadaşlar ön sıralardadır.
 Kıskançlığın maneviyatımız açısından ne kadar zararı olduğunu hatırımızdan çıkarmayalım.
 Kıskanç kişileri nasıl tanıyabiliriz? İçimizdeki kıskançlık duygusunu nasıl dizginleyebiliriz?
Bunların cevabını, yazıyı fazla uzatmamak için inşaallah başka bir yazıya bırakalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...