HAYDİN KURTULUŞA

Gençliğimde ezanın sözleri ve manaları üzerinde düşünürdüm. Ezandaki her bir cümlenin anlamından etkilenirdim fakat; “Hayye alel felah” yani “ haydi kurtuluşa” cümlesi beni daha çok etkilemişti.

Ezanın kurtuluş vesilesi olarak çağırdığı şey elbette namaz ibadetiydi. Peki, bu ibadet hakkıyla yerine getirilince, kişi nelerden kurtulurdu acaba?
Aklıma gelenleri söyleyeyim. Sizler ilave edebilirsiniz.
Stresten kurtuluş.
Bunalmışlıktan, bezginlikten kurtuluş.
Hayatın anlamsızlaşmasından kurtuluş.
Kendini güvende hissedememekten kurtuluş, tasalardan kederlerden kurtuluş.
Bize hayatı zindan eden hırs ve tutkularımızdan kurtuluş.
Kıskançlıklardan ve çekememezlikten kurtuluş.
Her türlü şehvetten ve duygularımıza esir olmaktan kurtuluş.
Yalnızlık duygusundan, gelecek endişelerinden kurtuluş.
Kendini, dünyanın merkezine oturtup, her şeyin ve herkesin kendisi için birer teferruattan ibaret olduğunu düşündüren bencillikten kurtuluş.
Kendini beğenmişlikten ve kibirden kurtuluş.
Kinden, nefretten kurtuluş.
Vicdansızlıktan, merhametsizlikten kurtuluş.
Başarıyı, hayatın tek gayesiymiş gibi düşünme yanılgısından kurtuluş.
En önemlisi belimizi büken, içimizi karartan günahlardan kurtuluş.
Ahirette ise cehennemden kurtuluş.
Bunları çoğaltabiliriz.

Namazın dünyada da Ahirette de faydası var.
 Dünyadaki faydasını şöyle düşünürüm. Havadaki nem oranının yüksek olduğu sıcak ve tozlu bir günde dolaşıyorsunuz, terliyorsunuz, her tarafınız yapış yapış oluyor. Bu durumda duş almak sizi ne kadar rahatlatırsa, namaz da öyledir. İnsana iç huzuru verir. Arınmışlık duygusu verir. Rahatlatır.
Sevgili Peygamberimiz namaz vakti geldiğinde Bilal-i Habeşi hazretlerine: “Erihna Ya Bilal/ Haydi Bilal bizi rahatlat.” diyerek ezan okumasını istermiş.
Kur’an-ı Kerim’in Mü’minun Suresinin ilk ayetlerinde, hakkı verilerek kılınan namazların mü’minlerin kurtuluşuna vesile olduğu haber verilmiştir.
Başka bir ayette ise: “Ve namazı dosdoğru kıl, çünkü namaz insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebut/45) buyurularak namaz ibadetinin faydaları anlatılmıştır.
Gözlemlerime göre, insanların çoğu mutsuz ve tatminsiz. Zengini de yoksulu da mutsuz. Büyüğü de küçüğü de mutsuz. Birçoğunda gelecek endişesi var.
Birçok kişi başarıya odaklanmış. Hedefindeki başarıyı yakalayamayanlar zaten mutsuz. Hedefine ulaşanlar ise kısa bir zaman sonra aradığı mutluluğun orada olmadığını farkediyorlar ve mutsuz oluyorlar ya da yeni bir hedef koyarak o hedefe ulaşmak için didiniyorlar.
İşte ezandaki “haydi kurtuluşa”  çağrısını bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.
Bu kurtuluş çağrısı ne kadar da önemli değil mi; zamanımızın mutsuz ve stres topu haline gelmiş insanları için…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...