TAVSİYELER


KİME NE KADAR GÜVENMELİYİZ?
Arkadaşlarınız veya fazla muhatap olduğunuz kişilerle ilgili hayal kırıklığına uğramak veya  onlar sebebiyle üzülmek istemiyorsanız
KİME, HANGİ KONUDA, NE KADAR güvenebileceğinizi test edin veya gözlemlerinizden yola çıkarak puan verin.
Çünkü, herkese her konuda  tam güvenilmeyebilir. Bazı konularda çok güvenilir olan bir kişi, başka  bir konuda zayıf olabilir.

 Bunlar hangi konular olabilir:
Sözünde durup durmadığı.
Para ve mal konusundaki zaafiyeti.
Makam-mevki  ile ilgili zafiyetleri.
Karşı cinsle ilgili zafiyetleri.
Sır saklama durumu.
Adam satıp satmaması.
Başı dara düştüğünde vazgeçtiği şeyler.
 __________________________________________
 

BİR DÜŞÜN KARDEŞİM, VİCDANINA SOR. GERÇEKTEN DEĞER Mİ?

Bir şey için birilerini kırıyorsan;
Elde edeceğin şey birilerini kırmaya değer mi?

...
Bir şey için namazını aksatıyorsan.
O şey, namazını aksatmaya değer mi?
Biraz fazla kazanabilmek için, hile yapıyorsan, birilerini kandırıyorsan;
Hesabını veremeyeceğin şeyleri yapmaya değer mi?
Bir yerlere gelmek için birilerinin hakkını yiyorsan;
Geldiğin yer hak yemeye değer mİ?
Elde ettiğin makam ve mevkinin hakkını veremiyorsan;
İki Alemde de rezil edecek bir yerde ısrar etmeye değer mi?
Dünyalık kazanmak için, Allah Teala’nın rızasına aykırı davranıyorsan;
Krallık bile olsa Ahirette kaybetmeye değer mi?
Kısacası, dünyayı kazanayım diye heva ve hevesine uyarsan;
Ebedi yurdu kaybetmeye değer mi?
Not: Bu yazı bir şiir değildir.
________________________________________________________________________________



GENÇ KARDEŞİM! ÖZÜNE DÖN.

Bir ürünün taklidi ne kadar kaliteli olursa olsun(hatta orijinalinden daha kaliteli bile olsa) orijinali kadar değerli değildir.
Bir sanatın ve sanatçının taklidi de öyledir. Taklidinin hiçbir değeri olmadığı gibi, taklitçileri gülünç duruma düşerler.
...
Bazı kardeşlerimi görüyorum, hayatlarını taklit üzere kurmuşlar. Bir taklit özentisi içerisindeler. Kılık kıyafetleriyle, hayat tarzlarıyla batıyı, batılıyı taklit ediyorlar.
Bu kardeşlerime hatırlatmak istediğim şudur. Taklitlerinizle hiçbir zaman orijinal kadar değerli olamayacaksınız. Batı ve batılıların bize bakışı bellidir. Bizi değerli yapacak şeyler bize ait olan orijinal şeylerimizdir.
Genç kardeşim! Özüne dön. Kendine dön.
Tarihinden aldığın orijinal (sana ait) şeyleri geliştirerek bu güne ve geleceğe taşı. Aklınla kalbini birleştir. Seni değerli ve saygın yapacak şeyler bunlardır.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

KİMSEYİ KURTARAMAM
Kimseyi ateşten korumaz kelimelerim.” 
                                               (İsmet ÖZEL) 
 Beni (ders, sohbet ve yazı olarak) takip edenlere kurtuluş vaad edemem.(Doğru zannettiğim bazı görüşlerim yanlış olabilir. Onun için görüşlerimin Kitap ve Sünnete uygunluğuna dikkat edilmelidir.
 Kendi kurtuluşum dahi, Kitab’a ve Peygamber Efendimize tabi olmaya bağlıdır.

 Sizler, Kur’an’a ve Rasulullah’a (SAV) tabi olursanız, inşallah kurtulursunuz.---------------------------------------------------------------------------------------------------
GÜVEN DUYGUSU
Hiç kimseye güvenmeyen kişiler devamlı huzursuzdur. Her an birileri tarafından kandırılacakmış hissini yaşadıklarından kendisine selam verene bile şüpheyle bakarlar.
Herkese güvenen kişilerin de hayatı yediği darbelerden dolayı üzüntü ve pişmanlıklarla geçer.
Normal olan; kime, hangi konuda, ne kadar güveneceğini bilmektir. Böyle yapanların hayatında huzursuzluk ve kendisine yapılanlardan dolayı üzüntü daha azdır.
 Unutmamak gerekir ki, bütün insanlar sahtekar değildir. Fakat insanların hepsi güvenilir de değildir.
___________________________________________________________

 
MUTLU VE MUTSUZ İNSANLARIN EN ÖNEMLİ FARKI
Mutsuz insanlar devamlı çevresindeki olumsuzluklardan (veya olumsuz zannettikleri şeylerden) sızlanırlar. Bir bakıma mutluluklarını çevresindeki olumsuzlukların düzelmesine bağlarlar. Tabii olarak bu pek mümkün değildir. Çünkü hayatın akışı içerisinde biten olumsuzlukların- problemlerin- yerine başka problemler gelecektir. Böylece bu tip kimselerin mutsuzlukları devam eden bir sürece dönüşür.
    Mutlu insanlar ise; Hayatı olduğu gibi kabul ederler. Problemlerle başetmeye çalışırlarken, çevresindeki güzellikleri farkedip onlardan mutlu olmayı bilirler. Hele bir de bu hayatın imtihan olduğunun bilincindeyse, olumsuzluklara sabrederek ve bundan kazanacağı sevapları da düşünerek onlardan bile mutlu olabilirler.
Kısaca mutluluk ve mutsuzluk çoğunlukla bizim olaylara bakışımızın sonucudur
--------------------------------------------------

 FITRAT
Zararlı yiyecekler nasıl ki vücudumuzda tahribat oluşturuyorsa, işlediğimiz her günah da (günahın büyüklüğüne göre) fıtratımızda tahribat meydana getirir. Tevbelerimiz ise tahribatın tedavisi mesabesindedir.
ÜÇ EKSİ- İKİ ARTI
İslam büyükleri üç şeyin azaltılmasını, iki şeyin çoğaltılmasını veciz bir şekilde anlatmışlardır. Özellikle şu mübarek günlerde bu kurallara dikkat edenler karlı çıkarlar.
1- Gılletü’l- kelam: Az konuşmak.
2- Gılletü’l- menam: Az uyumak.
3- Gılletü’t- ta’am: Az yemek.
4- Kesratü’z- zikr : Çok zikir.
5- Kesratü’l- fikir: Çok tefekkür
---------------------------------------------------------------------------------
HAL" ve "AHVAL"
"Hal"e bakarak karar verirsek yanılma ihtimalimiz fazla olur. "ahval"e göre değerlendirirsek daha doğru karar vermiş oluruz.
-----------------------------------------------------------------------------
ÖNEMLİ BİR UYARI!
Elde ettiği zenginlik, makam-mevki, şöhret, itibar gibi şeylerden dolayı şımaran, kibirlenen (veya başkalarını küçümseyen) israf eden veya had...di aşan kardeşlerim!
Biliniz ki, Allah Teala:
• Şımarıkları sevmez. (Kasas/76)
• Kibirlilik taslayanları sevmez.(Nahl/23)
• İsraf edenleri sevmez (Araf/31)
• Haddi aşanları sevmez.(Bakara/190)

Allah Teala’nın uyarılarına rağmen sevmediği şeyleri yapmaya devam ederseniz ahirette zarara uğramanız kesindir ama büyük ihtimal dünyadaki elde ettiğiniz sizin şımarmanıza, kibirlenmenize, haddi aşmanıza vs. sebep olan şeyler de elinizden çekilip alınır.
Sizin bir elemanınız, verdiğiniz imkanlar sebebiyle şımarsa ne yaparsınız?......................................
 
Bir kişi Allah Teala'nın kendisine verdiği (mal-mülk, makam-mevki, zeka, yetenek, güzellik, güç-kuvvet vb.gibi) nimetlere şükür ediyorsa o kişi bu konuda doğru yoldadır.
Eğer Allah Teala'nın verdiği nimetlerden dolayı şımarıyor ve kibirleniyorsa, başkalarını küçümsüyorsa azgınlasmistir. Hadi aşmıştır.
ALLAH TEALA :
AZGINLIK YAPANLARI SEVMEZ.
KİBİRLENENLERİ SEVMEZ.
ŞIMARIKLARI SEVMEZ. 
*********************
ESKİ VE YENİ DOSTLAR…
İnsan hayatı boyunca yeni yeni kimselerle tanışır. Bunlardan bazılarıyla arkadaş olurlar. Arkadaşlarından samimi olduklarıyla da dost olurlar.


Her arkadaş, her dost önemlidir ama eski dostların yeri başkadır. Eski dostlar seni her yönüyle kabul etmiş kişilerdir. Beklentileri yoktur. Hesabi değil hasbidirler.
Yeni arkadaş ve dostlarınız için ise iki ihtimal söz konusudur.

1.İhtimal gerçekten samimidirler. Sizinle birçok yönden uyum sağladıkları için sizinle dost olmuşlardır.













































2.ihtimal özellikle mal- makam -mevki sahibiyseniz  sizden beklentisi olup buna bağlı olarak dost olanlar. Aslında bunlar dost değil dost görünenlerdir.
     Yeni dostlarınızın hangi  gruba girdiğini ancak makam- mevkinizi kaybettikten sonra  öğrenebilirsiniz.
   Sosyal hayatınızdaki konumunuza göre yeni arkadaşlar edinmeniz kaçınılmazdır. Ayaklarınızın daha sağlam yere basabilmesi için tabiri caizse (pergel örneğinde olduğu gibi) ayağınızın birisi eski dostlarınzda sabit olmalı, diğeri de yenileriyle.
Eski dostlar seni daha rahat eleştirebilir. Buna dikkat etmelisin. Eleştiriyi önemsemelisin. Kırılmamalı basit şeylerden dolayı darılmamalısın.
    Yeni dostlarının övgülerine iltifatlarına ise ihtiyatla yaklaşmalısın. Bu layık olduğun için de olabilir, yağcılık da olabilir.
Bir çok makam- mevki sahibi kişi, eski dostlarının eleştirilerine kulak tıkayıp onlardan uzaklaştıkları, yenilerin övgülerinden hoşlanıp onlarla daha da yakınlaştıkları için maddi ve manevi anlamda uçuruma yuvarlanmışlardır.
İnsanlar hata yapabilirler. Siz de hata yapabilirsiniz dostlarınızda.. Dostlarınızın hatalarını onaylamayın ama hatalarından dolayı onları terk etmeyin. 
Bir de eski dostlarınızın etrafı sarılıp birileri onların ayağını yerden kesmeye çalışıyorsa onlara  kırılsanız bile kızmayın, küsmeyin  terk etmeyin.
************

BEĞENMEK-BEĞENMEMEK
Bir kişinin bazı fikirlerini (görüşlerini-davranışlarını) beğenmek, O kişinin diğer fikirlerini de beğenmek onaylamak değildir.
Aynı şekilde, bir kişinin bazı fikirlerini (görüşlerini-davranışlarını) beğenmemek hatta eleştirmek de, O kişinin bütün fikirlerini beğenmemek, eleştirmek anlamına gelmez
 Yani genel olarak tasvip etmediğim kişilerin çok güzel fikirleri olabilir.
 Sevdiğim kişilerin de hataları olabilir 
*************  
TAKİP MESAFESİ

“Takip mesafesi beşeri ilişkilerde de geçerlidir. Yoksa kaza kaçınılmaz olur” diye yazmış Oktay Elmalı hoca. 
Bunu okuyunca şöyle düşündüm:

 Trafikte bazen önümüzde dengesiz giden bir araçla karşılaşırız. Bazen sağa bazen sola gider, sinyal vermeden yavaşlar veya duruverir. vs.

İçindekini tanımayız ama , sarhoş, dalgın veya acemi olma ihtimalini düşünerek takip mesafesini biraz artırırız değil mi?

Normalde herkesle aramızda bir mesafe olmalı. Fakat, toplumdaki dengesiz kişilerin ne zaman hangi davranışta bulunacağını kestiremediğimizden onlarla olan mesafemizi biraz daha fazlalaştırmalıyız ki kaza yapma ihtimalimiz azalsın.

****************
GAYEMİZ NE?
Yaptığımız,gayret ettiğimiz, uğraştığımız şeylerde gayemizin ne olduğunu düşündük mü?
Eğer gayemiz Allah Teala'nın rızası değilse sonuç sadece bir "HİÇ" olur.
Tabii bu "hiç"lik meşru olarak yaptığımız şeylerde olur ancak.

Bir de gayr-i meşru şeylere bulaşmışsak zamanı geldiğinde "hiç" olmayı da çokça temenni ederiz..
Niyetlerimizi sık sık kontrol edelim


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 














 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...