EĞİTİMDE GÜZEL ÖRNEKLERİN ÖNEMİ


  1973 Yılında, Tavşanlı Atatürk Lisesi'nin orta okuluna başladım. Üç yıllık ortaokul hayatımda Okul Müdürümüz Arslan Ergüç beyin verdiği derslerin bazıları hala hatırımdadır. Müdürümüzün o zamanki yaptıklarını şimdi bir eğitimci olarak daha iyi anlıyorum.
  Müdürümüz pazartesi ve cuma günkü İstiklal Marşı törenlerinde, törenden önce öğrencileri sıkmayacak şekilde birkaç dakikalık konuşmalar yapardı. Konuşmaların bir çoğu iyi örnek üzerinde olurdu.
  Okulun fiziki şartları uygun olduğundan törende bütün öğrencileri rahat görebileceği bir yere çıkar, mutlaka ceketinin düğmelerini ilikler ve çok saygılı ifadelerle bizlere hitap ederdi.
  Mesela, cuma günkü törenlerin birinde şuna benzer bir konuşma yapmıştı.
"Çocuklar bu gün çok mutluyum."
Tabii bizler meraklandık acaba müdürümüzü mutlu eden nedir diye. Devam etti.
 "Bu gün cüzdanını kaybetmiş bir hemşehrimiz geldi. Cüzdanını bizim bir öğrencimiz bulup, belediye ilan bürosuna götürmüş. (O zamanlar öyleydi.) Büroya teslim etmiş. Oradan ilan etmişler. Bu şahıs da gitmiş cüzdanını teslim almış.
Gerçekten de o kaybettiği paraya çok ihtiyacı varmış. Cüzdanı bulunca çok sevinmiş ki...  Cüzdanı bulup da büroya teslim eden o öğrencimiz için bana teşekküre geldi. Bu sağlam karakterli öğrencimizi tebrik ediyorum."
Gerçekten de o dönemler Tavşanlı'da ilanlarda "Bir miktar para bulunmuştur."  veya " Çanta bulunmuştur sahibinin yayın bürosuna gelmesi arz olunur." gibi ilanlar sık duyduğumuz ilanlardı.
O cüzdan bulan çocuk hayalimde bir kahraman olarak canlandı. Keşke ben de bulup büroya teslim etsem diye zihnimden  geçirmiştim.
Böyle bir olay yaşanmış mıydı? yoksa müdürümüz bizi güzele yönlendirmek maksadıyla senaryo mu yazıyordu bilmiyorum. Fakat güzel bir eğitim metoduydu.
 Müdürümüz, temizlikle, dürüstlükle ilgili, kibarlık ve saygı vb. konularda  öğrencilerin yaptığını söylediği güzel örnekleri bize anlatırdı. Bazen de güzel davranışlarından dolayı bazı öğrencilere törenden önce küçük ödüller verir ve alkışlatırdı.
Bu törenlerdeki anlatılanlar ve yaşananların hayatımda olumlu etkileri olduğunu düşünüyorum.
   Daha sonra gittiğimiz lisedeki müdürümüz ise törenlerde, bazı  öğrencilerin yaptıkları yanlışları söyler onları yapanlara toplumun huzurunda hakaret ederdi. İki yıl sonra değişen o müdürümüzün  bana öğrettiği hiçbir güzelliği hatırlamıyorum.

Diğer yazılarımız için: www.aliuslu.net
 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...