PRATİK YEMEK VE NAMAZ

     Evimizde acilen yemek yapmamız gerektiğinde, zamanımız da kısıtlıysa ne yaparız?

Tabii ki yapımı kolay, pişmesi tez olan pratik yemeklerden yaparız değil mi?


Mesela, menemen, omlet gibi şeyler yaparız,makarna haşlarız.vb. Fakat vaktimiz ve imkanımız varsa daha değişik yemekler de yaparız.
Bunları, namazlarımızla irtibat kurmak için anlattım. Malum, en önemli günlük ibadetlerimizden olan namazlarımızın erkanı(rükünları) vardır. Ayakta durmak, okumak, rüku, secdeler gibi .
Biz bunları öğretirken en kolayını öğretiriz öğrencilerimize.
Mesela, Fatihadan sonra Fil suresini okuyun, ikinci rekatta Kurayş suresini okuyun deriz.

Rükuda üç kez “Sübhane Rabbiyel- Azim” secdede üç kez “Sübhane Rabbiyel a’la” okuyun, deriz.

Fakat bunlar acele yaptığımız yemekler gibidir. Vaktimiz dar olduğunda elbette namazlarımızı ihmal etmemek için en kolayını okuyacağız. Fakat vaktimiz bol olduğunda, niçin en kolay olanı seçelim?

Hatırlamamız gereken şeyler var bu konuda.
1-Namazlarda aldığımız sevaplar sadece rekat sayısına göre değildir. (Rekat sayıları önemli olmakla birlikte) aynı zamanda Rabbimizin huzurunda bulunduğumuz süreye göredir.
2-Ruku ve secdelerde okuduğumuz tesbihatın sayısına göredir.
3-Namazdaki ihlasımıza, samimiyetimize, kendimizi namaza verişimize, huşu’ durumumuza göredir.
O ZAMAN VAKTİMİZ BOL OLDUĞUNDA NAMAZ İBADETİMİZİ NASIL YAPMALIYIZ?
1-Fatihadan sonra,devamlı Fil suresinden aşağı kısa sureleri okumak biliçli bir müslümana yakışıyor mu? En azından Duha suresinden aşağısını ezberleyelim ve onları da okuyalım. Ezber yapabilenler daha başka sureleri de ezberlemeli ve namazlarda okumalıdır. Şimdi teknolojinin imkanlarından yararlanıp telefon veya bilgisayarımıza indirip kolaylıkla ve doğru olarak ezberleyebiliriz.
Ayrıca her camimizde imamlarımız bu konuda görevlidirler. Bayanlar için her mahallede K.Kursu bulunmaktadır.
2-Kuran-ı Kerim'de birçok ayette namaz ibadetinden bahsedildiği halde, başka bir çok ayette” rüku ve secde”ye özel dikkat çekilmektedir. Bundan dolayı rüku ve secdelerimize biraz daha dikkat etmeliyiz. Mesela tesbihatlarımızı üçten daha fazla, 5-7-9-11 kez ve okunuşunun hakkını vererek yapabiliriz.
3-Okuduğumuz sure ve duaların anlamını zaman içinde öğrenmeliyiz.
4-Namazlarımızı huşu içinde kılmaya gayret etmeliyiz.
Mü’minun suresinde kurtuluşa erecek müminlerden bahsederken ilk olarak
Onlar ki namazlarında huşu içindedirler.” diye haber verilirken, birkaç ayet sonra da “Onlar ki namazlarını korurlar” buyurularak hem vakitlerine dikkat etmemiz hem de rükunlarının hakkını vermemiz istenmektedir.
Mearic suresi/ 22 de ise “Onlar ki namazlarında devamlıdırlar” buyurularak namazların ihmale gelmeyeceği bize hatırlatılır.
Alak suresinin son ayetinde ise secdenin önemine vurgu yapılır. " Secde et ve yaklaş" denilerek tavsiyede bulunulur.
Her secde Rabbimiz'e manen yakınlaşmadır.
Secdemiz ne kadar uzun olursa yaklaşmamız da o kadar fazla olur.


 
 

 
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

MANŞET!

KADİR/ABDÜLKADİR

İnsan Kadir değil, abdülkadir'dir. (Kadir olan -Her şeye gücü yeten -Allah'ın kuludur) Hal böyleyken insan, kendisini kadir olar...