CEHALET VERGİSİ

   2000-2003 yıllarında  o zamanki ismiyle Belediye İlköğretim Okulunda çalışırken bir öğrencim ailesinin başından geçen bir olay anlattı.
   Saat 10 civarında (Baba işte, çocuklar okulda anne evde yalnız vaziyette iken) fal işleriyle uğraşan malum şahıslardan daha önce hiç görmediği (muhtemelen başka şehirden) bir bayan zile basar. Ev sahibi bayana der ki:
-Senin oğlun askerde değil mi?
-Evet.
-Onun başına çok kötü şeyler gelecek.
Anne birden telaşlanır ve mantıklı düşünemez hale gelir.
-İstersen o başına gelecek şeyleri önleyebiliriz.
Telaşlı anne tamam ne gerekiyorsa yapalım der.
 Falcı, bu iş için üç,beş veya yedi altın gerekli olduğunu, altınların sadece malzeme olarak kullanılacağını iş bitince tekrar verileceğini söyle, ve boş bir kese verir. Ev sahibi kadın istenildiği şekilde altınları keseye koyup yedi kez düğümler.
   Falcı kadın ayağa kalkar, diğeri oturur. Bir şeyler okur gibi yapar ve her seferinde keseyi kadının başının etrafında dolandırır. Kadın kesedeki düğümlere bakmaktadır ve bir problem yoktur. Aynı işlemi yedi kez tekrarladıktan sonra keseyi kadının önüne bırakır.
  Biraz zor olduğunu fakat çocuğun başına gelecekleri önlediklerini, yapılan tılsımın bozulmaması için kesenin ağzının öğle ezanı okunmadan açılmaması gerektiğini söyler. Ücret olarak Allah rızası için ne verirse onu alacağını söyler. Neyse, kadın bir şeyler verir ve falcı gider.
   Öğle ezanı okununca kadın keseyi açar. Bakar ki altınlar sahteleriyle değiştirilmiş. Kandırıldığını anlar fakat iş işten geçmiştir.
   Bu tür kandırılmalar için "cehalet vergisi" sözünü duymuştum. Gerçekten de doğru bir tesbit. Az çok dini bilgisi olan bir mümin yukarıdaki bilgilere inanmaması gerekirdi.
Çünkü Kur'an-ı Kerimde (Neml/65)geçen "Allahtan başka  kimse gaybı bilmez" ayetini en azından bilgi olarak duymuş olması gerekirdi.
  Peygamber Efendimiz Sahih-i Müslim'de geçen bir Hadislerinde şöyle buyuruyor:
"Kim bir arrafa (kahine) gelir, bir şeyler sorar ve söylediklerine de (inanıp) onu tasdik ederse kırk gün namazı kabul edilmez." (Müslim/selam)
   Ev sahibi bayan yedi düğüm attığı kesenin açılıp altınların nasıl değişebileceğini merak etmiş. Çünkü düğümlerin kısa zamanda açılması imkansız. Onu aldatan da bu düşünce zaten.  Aslında aynı keseden daha önce hazırlanıp düğümlenmiş kese ile değiştirilme söz konusu.
Saat ondan öğle ezanına kadar da gitmeleri gereken başka bir şehre ulaşmışlardır muhtemelen. 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...