GERÇEK DOSTLAR...

       İnsan hayatı boyunca yeni yeni kimselerle tanışır. Bunlardan bazılarıyla arkadaş olurlar. Arkadaşlarından samimi olduklarıyla da dost olurlar. Her arkadaş, her dost önemlidir ama eski dostların yeri başkadır. Eski dostlar seni her yönüyle kabul etmiş kişilerdir. Beklentileri yoktur. Hesabi değil hasbidirler.

Yeni arkadaş ve dostlarınız için ise iki ihtimal söz konusudur. Birinci ihtimal gerçekten samimidirler. Sizinle birçok yönden uyum sağladıkları için sizinle dost olmuşlardır. İkinci ihtimal özellikle mal- makam -mevki sahibiyseniz  sizden beklentisi olup buna bağlı olarak dost olanlardır. Aslında bunlar dost değil dost görünenlerdir. Yeni dostlarınızın hangi  gruba girdiğini ancak emekli olduktan sonra ya da makam- mevkiinizi kaybettikten sonra  öğrenebilirsiniz.

Sosyal hayatınızdaki konumunuza göre yeni arkadaşlar edinmeniz kaçınılmazdır. Ayaklarınızın daha sağlam yere basabilmesi için tabiri caizse (pergel örneğinde olduğu gibi) ayağınızın birisi eski dostlarınızda sabit olmalı, diğeri de yenileriyle.

Eski dostlar seni daha rahat eleştirebilirler. Buna dikkat etmelisin. Eleştiriyi önemsemelisin. Kırılmamalı basit şeylerden dolayı darılmamalısın. Yeni dostlarının övgülerine iltifatlarına ise ihtiyatla yaklaşmalısın. Bu layık olduğun için de olabilir, yağcılık da olabilir.

Yaptığınız bazı şeyleri eleştirenler, hasmınız veya muhalifiniz olmayabilir. Belki sizin iyiliğinizi isteyen dostunuzdur. Yaptığınız şeyleri öven ve destekleyen kişiler de dostunuz olmayabilir. Belki menfaatçidir. Belki de daha kötü olmanızı isteyen bir hasmınızdır.

Hazreti Ömer Efendimizin; “Benim yanlışımı bulup düzeltenden Allah razı olsun” dediği rivayet edilir. Hatalarımız dostlarımız tarafından uygun bir şekilde düzeltilmezse, bizi uyarmazlarsa hatalarımızı erdem olarak görmeye başlayabiliriz.

Birçok makam- mevki sahibi kişi, eski dostlarının eleştirilerine kulak tıkayıp onlardan uzaklaştıkları, yenilerin övgülerinden hoşlanıp onlarla daha da yakınlaştıkları için maddi ve manevi anlamda uçuruma yuvarlanmışlardır. İnsanlar hata yapabilirler. Siz de hata yapabilirsiniz dostlarınız da. Dostlarınızın hatalarını onaylamayın ama hatalarından dolayı onları terk etmeyin. 

Bir de eski dostlarınızın etrafı sarılıp birileri onların ayağını yerden kesmeye çalışıyorsa onlara kırılsanız bile kızmayın, küsmeyin  terk etmeyin.

Bir organımız hastalandığında ilk yaptığımız şey onu tedaviye çalışmaktır değil mi? Tedavi uzun sürse de tedaviye devam ederiz. Allah göstermesin kangren hariç uzuvlarımızdan vazgeçmeyiz.

Dostlarımız, kardeşlerimiz ve akrabalarımız da organlarımız gibidir. Bir problemimiz olduğunda onlardan vazgeçemeyiz. Tolere etmeye çalışırız. Sabrederiz, tedaviye çalışırız. Fakat kesip atmayız. Daha doğrusu (ilişkilerimizi) kesip atmamalıyız.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

ÇOK KAN LAZIM

 Ankara İlahiyat fakültesinde okurken bizden bir sınıf geride Mehmet Arif (soyadını hatırlayamadım) isminde Kütahyalı bir hemşehrim vardı.  ...