NE YAPALIM GARDAŞ KADER...

   İslam’da kader konusu çok hassas bir konudur. Bu mevzuda bir çok, birbirinden farklı görüşler ortaya çıkmıştır. (Cebriye, mürcie, mutezile, gibi.)Bu mezheplerin çıkış noktası, kader mevzuudur. Ehl-i sünnetin de bu mevzuda görüşleri vardır fakat ehl-i sünnetin çıkış noktası kader değildir. İsteyen her görüş sahibi, Kur’an’dan ve sünnetten, kendi görüşlerini destekleyen ayet ve hadisler bulabilirler. Fakat bu konudaki tüm ayet ve hadisler göz önünde bulundurulmadan yapılan yorumlar bizi yanlışa götürebilir.
 Lafı fazla uzatmayayım. Seksenli yılların sonu veya doksanlı yılların başıydı. Ermenistan Karabağ’ı işgal etmiş, oradaki Müslümanları çoluk çocuk demeden katlediyor, evlerini talan ediyorlardı. Ben de bu olaydan çok rahatsız olmuştum. Durumu çevremdeki kişilere anlatıyor, oradaki kardeşlerimiz için neler yapabileceğimizi istişare ediyordum.
 Dindar olarak tanıdığım kişilerden birine rastladım, heyecanla olayı anlattım. Bir de ne göreyim! karşımda hiçbir şey yokmuş gibi davranan bir kişi... Diyor ki:
-“Ne yapalım gardaş, kader...”
- Yani...
-“Yani yapılacak bir şey yok. Onların kaderinde bu yazıldığı için böyle oldu."
-“Sübhanallah!.. Beyefendi orada çocuklar hunharca katlediliyor, kadınlara tecavüz ediliyor…”
-“Gardaş, kadere engel olamayız…”
-Bir " la havle.." çekiyorum.
 Çok şaşırmıştım. Bu şahsa göre, kimse sorumlu değildi yaptığından. Cenab-ı Hak tarafından adeta senaryo yazılmış şahıslar da zamanı gelince rollerini oynuyorlardı.(Bu görüş cebriye mezhebinin görüşünün aynısıydı) İnsanın sorumluluğunu anlatmaya çalıştıysam da anlatamadım. Sonunda şöyle bir örnek aklıma geldi. Dedim ki:
-Beyefendi! Diyelim ki sen hanımın ve kızınla çarşıda gidiyorsun. Karşıdan gelen iki tane berduş, senin yanında hanımına ve kızına laf attılar. Ne yaparsın?
 Birden sinirlendi ve “öldürürüm onları” dedi. Ben de dedim ki :
-“Beyefendi! Kadere niye karşı çıkıyorsun. Senin eşine ve kızına laf atmak onların kaderine yazılmışsa onların suçu ne? Onlar başka ne yapabilirler ki?
 Böyle söyleyince diyecek bir şeyi kalmadı. Bana bir şey demedi ama kader anlayışındaki sakatlığı az da olsa anladığını tahmin ettim.
 Bazı insanların gerçeği anlaması için kendi namusuna dil uzatılması mı gerek acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...