TERCİHİNİ YAP! YA O, YA BEN..

   Sevdiğiniz iki şeyden birini tercih etmek durumunda kaldınız mı hiç?
Eğer bu tercih eşyalar ile ilgili ise kolay...  Fakat tercihiniz sizin için vazgeçilmesi zor olan iki kişiden biriyse, hangi kararı verirseniz verin sonunda mutsuz olursunuz.

Mesela geçimsizlik sebebiyle anne-babanın boşandığı bir aile düşünün. Ebeveynlerden birisi diyor ki çocuğuna,
-Tercihini yap. Ya ben, ya o. Beni tercih edersen onunla irtibatını keseceksin. Onu tercih edersen benimle irtibatı keseceksin.
Annesini de, babasını da seven bir çocuk için karar vermek ne kadar zordur değil mi? Çeşitli sebeplerden dolayı birini tercih etse bile içinin nasıl acıyacağını anlamamız zor olmaz her halde.
   Yirmi yıl kadar önce mezun olan bir öğrencim bir kıza gönül vermiş, anlaşmışlar. Kız da güzel ahlaklı bir kişi. Babası olmaz da olmaz diyor. İstememe sebebi olarak haklı bir mazereti de yok. Ben babaysam benim dediğim olacak anlayışı muhtemelen.
 Oğlan o kızda ısrarlı, baba almamakta ısrarlı. Baba sonunda oğluna yukarıdaki teklifi sunuyor.
“Ya o kız, ya da ben” Baba, belki bu sözü bir blöf olarak söylemiştir. "Nasıl olsa bizi tercih eder. Düğünü ne ile yapacak, ne ile geçinecek, işi gücü yok” diye düşünmüştür belki.
Çocuk zor bir dönemeçtedir. Sonunda tercihini kızdan yana kullanır. Baba  ise bu tercihten  dolayı psikolojik olarak yıkılır. Oğlunu defterden siler. Defterden siler ama gönlünden silemez tabi ki.
Araya girenler falan oldu ama adam  barışmadı. Birkaç yılda bir karşılaştığımızda oğlunu sorduğumda” Sinirli bir biçimde “Haberim yok” derdi. Eğer gönlünden silseydi oğlundan bahsederken sinirlenmemesi gerekirdi.
Çocuğa gelince, aslında kızı tercih ederken babasından vazgeçmiş değildi. O anki psikolojik durumu gereği tercihini kızdan yana yapmıştı. Bu, babasını istemediği anlamına da gelmezdi. Sonraki yıllarda barışma teşebbüsleri  sonuçsuz kalmıştı. Belki de bu baba, oğlunun çocuklarını yani torunlarını hiç görmedi.
   Hem çocuk uzun yıllar  ailesiyle ilgili durumdan rahatsız oldu, ızdırap yaşadı. Hem de baba bu durumdan rahatsız olarak yaşadı.
Her şey istediğimiz gibi olmayabilir. Belki haklı da olabiliriz. Fakat karşımızdaki kişiyi "ya o, ya ben" gibi tercihe zorlarsak sonuç bizim istediğimiz gibi olmayabilir. Buna da hazır olmalıyız.
 Bir de haklı bile olsak şu ayetlere kulak vermeliyiz ki hem dünya hem de ukba'da huzurlu olalım.
"Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!
O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever."(Âl-i İmrân : 133-134)
BİR HATIRA: http://www.aliuslu.net/2018/06/acin-173-sayfayi-bir-hatra.html

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...