AHİRETE İNANAN KARDEŞİM!


   Ahirete inanmayanlara sözüm yok. İnsan inanmadığı bir şey için niçin hazırlık yapsın ki? Ha bu durum (Ahirete inanmamak) Onu cezadan kurtarmaz . O ayrı bir konu.
    Benim sözüm Ahirete inanan kardeşlerime. Daha iyi bir anlatımla Ahirete inandığı halde inanmamış gibi yaşayanlara.
    Nasıl bir Ahirete inanıyorsunuz hiç düşündünüz mü?. Yoksa benim Afrika kıtasına inandığım gibi mi inanıyorsunuz. Ben Afrika kıtasının varlığına inanıyorum fakat bu benim hayatımda olumlu veya olumsuz hiç etkisi yok.
  Ahirete inanmak yaptıklarımızın ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın karşılığını görmeye inanmaktır. Cennete ve Cehenneme inanmaktır.
    Kur'anımız soruyor:
"Nereye gidiyorsunuz?" (Tekvir/26)
Yani gittiğiniz yol nereye çıkar. Sizi nereye götürür. bunu düşünmemizi sorgulamamızı istiyor.
   Hedefiniz Kütahya istikameti olduğu halde Balıkesir trenine  binerseniz her geçen dakika hedefinizden uzaklaşırsınız.
   Yaşadığımız süre yolu değiştirme şansımız var fakat bir gün o şans kalmayacaktır.
    "Herkes böyle yapıyor" diye bir mazeret kabul edilmiyor. Çünkü Cennet ve Cehenneme sıralamaya göre gidilmiyor. Her ikisinde de sınırsız kontenjan mevcut.
    Gelin nefsimizi hesaba çekelim. Tenha bir yerde bizi meşgul edecek telefon gibi  şeylerden uzak durarak içimize yönelelim. Yolumuzu kontrol edelim.
Kur'anın sorduğu soruyu nefsimize soralım "nereye gidiyoruz?" 

NOT: Bu yazı çok az da olsa, bazı kardeşlerimizi yaşantısını sorgulama ümidim sebebiyle samimi duygularla yazılmıştır.


 
 
 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

PİŞMEMİŞSİN BE ALİ, HALA ÇİĞLİK VAR SENDE.

   Birkaç yıl önce Ramazan ayında teravihe yetişmek için arabamla aceleyle gidiyordum. Kavşakta yol benim olduğu halde bir araba önüme çı...