EĞİTİMLE İLGİLİ SÖZLER

Bilginin beşte dördü ilgidir.
B-İLGİ
(La edri)

İnsanlar:
Öğretilmekten nefret eder,
Öğrenmeye bayılır.
        (Hayati İnanç)

Gönülsüz aş,
Ya karın ağrıtır ya baş.
   (anonim)

CANLILARIN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLARDAN KORUNMAK İÇİN DUA

   Virüsler ve mikroplar gibi, küçük canlıların sebep olduğu bulaşıcı hastalıklara karşı tıbbın tavsiye ettiği bütün önlemleri almalıyız. Buna fiili dua diyoruz.
   Ayrıca, Peygamber Efendimizin öğrettiği, yaratıkların sebep olduğu (ki mikroplar ve virüsler de birer yaratıktır) hastalıklardan korunma duasını da okuyarak Allah Teala'ya sığınırsak daha iyi olur inşaallah.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:
Bir adam Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek:

- Dün gece beni sokan akrep yüzünden ne büyük acılar çektim, dedi.
 Resûl-i Ekrem de:
 “Eğer akşamleyin "eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ halak" deseydin o sana zarar vermezdi” buyurdu.
Anlamı:
"Yarattıklarının şerrinden Allah’ın tam kelimelerine sığınırım."
(Müslim, Zikir 55. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tıb 19;  İbni Mâce, Tıb 35)

ÇOK FAZİLETLİ BİR ZİKİR


PEYGAMBER EFENDİMİZİN KENDİSİNİN OKUDUĞU VE BİZLERE DE TAVSİYE ETTİĞİ OKUMANIN ÇOK FAZİLETLİ OLDUĞU BİR ZİKR.
(Tavsiye; günde 100 kere okunması. Veya 10 kez okunması)
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ المُلْكُ وَلَهُ الحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
"La ilahe ilallahu vahdehu la şerike leh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin Kadir"

Anlamı:
"Allah Teala'dan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamdü senalar onadır. Ve O her şeye kadirdir."
(Buhari/Daavat, Müslim/ Zikr)

EMANETİ EHLİNE VERMEK

1-Dürüst ve yetenekli.
2-yetenekli fakat düzenbaz.
3-Dürüst fakat yeteneksiz.
4-Hem kötü niyetli (düzenbaz), hem yeteneksiz.
Bir işin başarıya ulaşması için birinci şıktaki kişileri bulmak gerekir. Buna liyakata göre adam seçmek te denir.

Liyakatın yerine, torpiline göre adam seçildiği yerlerde her zaman 1. şıktaki kişiler göreve gelmezler. Bazen 2.3. hatta 4. şıklardaki kişiler de iş başına gelebilirler. Böyle bir durumda orada başka problem aramaya gerek bile yoktur. 
Rabbimiz bu konuda bizi uyarıyor:
"Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir."
4-Nisa : 58

20/02/2020- Ali USLU/ TAVŞANLI.

RUHLARDAKİ CÖMERTLİĞİ KUVVETLENDİRMEK...

   Allah'ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarfedenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki, üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisinti düşer (de yine ürün verir). Allah, yaptıklarınızı görmektedir.(Bakara : 265 TDV meali)
   Ayet-i Kerimeden anladığımız kadarıyla, Allah rızası için yaptığımız her harcama, aynı zamanda ruhlarımızdaki cömertlik duygusunu da kuvvetlendirir ve biz biraz daha cömert olmuş oluruz. Şöyle de diyebiliriz. Her infak, aynı zamanda bir cömertlik antremanıdır.

   Olaya bir de şu yönden bakabiliriz: İnfak etmemiz gereken durumlarda infak etmediğimizde (cimrilikte bulunduğumuzda) bu sefer de ruhumuzdaki cimrilik duygusu güçlenir ve cömertlik duygularımız zayıflar.
   Yakın ve uzak çevremizde baktığımızda (durumu müsait olanların) infak etmek elzem gözükmektedir. Durumu müsait olanlar iki durumla karşı karşıyalar:
Ya cömertlik duyguları ya da cimrilik duyguları kuvvetlenecektir.

17/02/2020 Ali USLU- TAVŞANLI

VİRÜSLER

   VİRÜSLER-1  
Bir kaç haftadır Dünya gündeminde, Çin'de meydana gelen ve bir çok kişiyi etkileyen virüs var. Bu durum doğal olarak bizim de gündemimizde. Konu medyanın ve dolayısiyle insanımızın ilgi alanına girince konunun uzmanları virüsler, yayılmaları ve korunma konusunda bilgiler veriyorlar.
Virüslerden korunma konusunda uzmanların bildirdiklerinin özeti şöyle:

1-Bağışık sisteminin güçlü olması.
2-Temizlik kurallarına riayet edilmesi.
3-Mümkün mertebe riskli yerlerden uzak durulması.
Virüsler ne yapar? Kişileri hasta eder, bazılarını özellikle bağışık sistemi zayıf olanların da ölümlerine sebep olabilir.
Peki manevi virüsleri hiç düşündünüz mü? Manevi anlamda mikroplar, virüsler var mıdır?
-Evet vardır ve bunlar diğer virüslerden çok daha tehlikelidirler.

Günahları birer mikroba benzetebiliriz. Bunlar kişilerin manevi yapısına olumsuz etki yaparlar.
Toplumda, günaha teşvik eden, günahların yayılmasına sebep olan her şey ise mikrop ve virüslerin üreme merkezleri gibidir.

   Kişilerin imanını zayıflatan, İnanç konularında zihinlerde şüphe oluşturan, manevi değerlerimizden uzaklaştıran, kişilerin ahlaki yapısını bozan her program, her fikir, her türlü yazı, resim vb. manevi birer virüs gibidirler.
Önlem alınmazsa bu tür virüsler kişilerin maneviyatını zayıflatıp manevi anlamda hasta yapabilir. Hasta ettiklerinin bazılarını manevi anlamda öldürebilir.
Mesela kişi, internette yayınlanan dinsizlik propagandalarından etkilenip kafası karışabilir ve dinsiz imansız birisi haline gelebilir.
Deizm propagandası yapan bir siteden peygamberimizle ilgili yalan yanlış bilgileri okuyup deist olabilir.
Sapık yayınlar yapan sitelere girip, cinsel yönden sapık veya ahlaksız bir kişi haline gelebilir. Veya sapıklıkları normal kabul eden bir anlayışa sahip olabilir.
Dini yönden din adına konuşan saptırıcı kişilerin tuzağına düşebilir.
İnternette tanıştığı kişilerin tabiri caizse zehirli ballarından yiyerek terörist gruplara katılabilir.
Bazı sözüm ona sanatçı! ların yaşantısına özenerek evlilik dışı ilişkileri normal görebilir.
Oyun adı altında çocuklarımız kumara alıştırılabilir.
Örnekleri çoğaltabiliriz, çoğaltabilirsiniz. Peki çaresi nedir?
  Bu konuda çare olarak gördüğümüz şeyleri inşaallah ikinci bir yazımızda paylaşalım ki uzun olmasın.
09/02/202- Ali USLU/ TAVŞANLI.

VİRÜSLER-2
Birinci yazımızda, manevi anlamdaki virüslere dikkat çekmeye çalışmıştık. Bu yazımızda, bu tür virüslere karşı alınacak önlemlerden bahsetmeye çalışacağız inşallah.
ÇARELER:
1- MANEVİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİ GÜÇLENDİRMEK:

 Nasıl ki bedenimizin bağışıklık sisteminin güçlü olması bizleri hastalıklara karşı dirençli yapıyorsa, manevi anlamda bağışıklık sistemimizin güçlü olması da bizi manevi hastalıklara, manevi virüslere karşı dirençli yapar.
Bağışıklık sistemimizin güçlü olması için nasıl ki dengeli beslenmenin önemi büyükse, manevi yönden bağışıklık sisteminin güçlü olması için, Sahih ve sağlam bir itikadımızdan sonra ibadetlerimizin zamanında ve usulüne uygun yapılmasının önemi büyüktür. Özellikle beş vakit namaz bu konuda çok önemlidir.
Beş vakit namaz kılmayı sadece sevap olarak düşünen, kılmamayı sadece günah olarak değerlendirenlerin görüşleri yanlış değildir ama eksiktir.
Evet namaz kılmak bize çok büyük sevaplar kazandırır, Cennete yaklaştırır. Rabbimizin rızasına sebep olur. Kılmamak da büyük günahtır.
Fakat namaz aynı zamanda bizi kötülüklerden korur. Günahlara karşı koruyucu bir zırh gibidir.
 "Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor."(Ankebût : 45)
    Ayrıca, bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için takviye gıdalar almanın yararları olduğu gibi, manevi yönden de farz ibadetlerin yanında nafile ibadetler de yaparsak mesela, gece ibadeti yapmak, Kuran okumak, zikir ve tesbihat yapmak, dua etmek gibi ibadetler de manevi bağışıklık sistemimizi güçlendirirler.
 
2- MANEVİ ANLAMDA TEMİZLİĞİMİZE DİKKAT ETMEK:
Tevbe ve istiğfar manevi bir temizliktir. Bunlara devam etmek. Ayrıca manevi bir mikrop olan her türlü günahlardan uzak durmak.

3-MANEVİ OLARAK RİSKLİ YERLERDEN UZAK DURMAK:

Daha önceki yazımızda belirtmeye çalıştığımız manevi mikrop ve virüs merkezlerinden mümkün mertebe uzak durmak ve çoluk çocuğumuzu uzak tutmak.
Ayrıca güzel ortamlara devam etmek, çocuklarımıza güzel arkadaş ve okul çevreleri hazırlamak. Ayet-i Kerimede şöyle buyurulur:

"Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun."
(Tevbe : 119)
  

AZ OLSUN TEMİZ OLSUN

Hayat yolculuğumuzda bazen tereddüt ettiğimiz, iki seçenek arasında kaldığımız durumlar olur.


Aklımız bir şey derken, kalbimiz başka bir şey söyler. Böyle durumlarda şu ayete kulak verirsek pişman olmayız. 

"De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu  hoşuna gitse de (bu böyledir). Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz."(Maide: 100)

Atasözümüzde de bu ayet-i kerimeden ilham alınarak şöyle ifade edilmiştir:
"AZ OLSUN TEMİZ (helalinden) OLSUN
 
 
 
 
 
 
   

"YARIN" İÇİN NE HAZIRLADIK???

YARIN İÇİN NE HAZIRLADIK? (Tefekkür zamanı)

Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! (Evet) Allah’a itaatsizlikten sakının; şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır.”(Haşr : 18)
1-”Yarın” dan maksat Ahirettir.
2- Ahiret yarın kadar yakındır

"HAYIR" DİYEBİLMEK...

   Hayır demesini beceremeyenlerin işleri oldukça zordur. Yerli/yersiz verdikleri sözleri yerine getirebilmek için çırpınır dururlar. Bu sebeple bazen işlerini, çoluk- çocuklarını ihmal ederler. kendileri de bu esnada yıpranırlar. Bu arada onlara darılan kimseler de olur. Çünkü hesapsız verdikleri sözlerin bazılarına yetişemezler.
      "Hayır" diyebildiğinizde,belki bazıları size kırılabilirler. (Hayır deme sebebinizi izah ederseniz kırılmayabilirler de.)
 Fakat "evet" dediğiniz halde sözünüzü yerine getirmez veya getiremezseniz, kırılmak bir yana bazıları size darılabilirler. Daha da önemlisi sözüne güvenilmeyen kişiler arasına girmiş olursunuz onların gözünde.
    Birilerinin işini görmek, onlara yardımcı olmak iyidir. Lakin her yere yetişemeyeceğimizin de bilincinde olmamız gerekir. Ayrıca birilerine yardımcı olurken kendi işimizi, çoluk çocuğumuzu da ihmal etmememiz gerekir.
    Haa çok önemli bir durum olursa, o zaman işimiz de, çoluk çocuğumuz da geçici olarak ihmal edilebilir. Bunlar istisnai durumlardır. Bu durumda ehem, mühime tercih olunmuş olur.
31/01/2020    Ali USLU

ÖĞRETMENİM! BABAMIN MESLEĞİ HIRSIZLIK

    Ankara'da bir dostumuzun bürosunda, O'nu ziyarete gelen bir öğretmenle tanıştık. Ankara'nın meşhur! bir mahallesinde sınıf öğretmeni olarak görev yapıyormuş.
Tabi merak edip o mahallede öğretmenliğin nasıl olduğunu soruyoruz. Öğretmen arkadaş bir örnekle meseleyi özetliyor.
    Sınıfına yeni gelen üç öğrencisini tanımak istemiş ve sormuş:
-Babanız ne iş yapar evladım:
Birincisi:
-Falan yerde çalışıyor öğretmenim.
ikincisi:
-Babamın işi yok öğretmenim, hapishaneden yeni çıktı.
Üçüncüsü:
-Babam hırsız öğretmenim.
-Nasıl yani evladım!
Öğrenci gayet rahat:
-Hırsız öğretmenim. Mesleği hırsızlık. Hırsızlık yaparak geçiniyoruz.
Öğretmen şaşırıyor tabii.
Annesini çağırtıyor. Çocuğun söylediklerini anlatıyor..
Annesi:
-Yalan söylüyordur. "Babası cinayetten üç yıldır hapiste" diyor.
Öğretmen gayri ihtiyari bayanın karnına bakıyor. Tabir-i caizse bayanın karnı burnunda...
Bayan anlıyor. "Ben onun babasından boşandım başka biriyle evlendim" diyor.

   Öğretmen fazla soru sormuyor. Anlıyor ki çocuğun üvey babasının mesleği hırsızlık.
Bunu şunun için anlattım. Öğretmenlik hayatımızın çeşitli dönemlerinde çocuklar bu şekilde söylemese de problemli ailelerin çocuklarını da okuttuk, gayr-i meşru iş yapanların çocuklarını da. Maalesef bu tür problemli ailelerin sayısı git gide artıyor.
Bazen konuşmalar esnasında ana-babanın eğitimde öneminden bahsediliyor. O zaman içimden bu tür çocuklar için diyorum ki:
Keşke hiç eğitim almadan gelebilseler. Çünkü bir çoğu eğitim olarak eksi değerde geliyor. Onları sıfır seviyesine getirmek bile uzun uğraşlar istiyor.
Diyorum ki eğitimi dizayn edenlerin bu tür ekside başlayan çocuklarımız için bir planları var mı acaba?

EVLİLİK ÜZERİNE...

EVLİLİK ÜZERİNE-1
-Hocam!
*-Buyur...
-Evleneceğim kişide nelere dikkat etmeliyim?
*-Bu kişiden kişiye değişir. Ama, birkaç genel kural söyleyeyim.

1-Ahlak anlayışlarınız birbirine yakın olsun. Bak ahlaklı olsun demiyorum buna dikkat et.
2-Dini düşünceleriniz ve inançlarınız bir birine yakın olsun. Buna da dikkat et dindar demiyorum.
Atalarımız ne güzel demişler "huyu huyuna uygun olsun" diye
Not: Bu mevzuda inşallah birkaç kısa yazı daha yazmayı düşünüyorum.
13-01-2020      Ali USLU/ TAVŞANLI



EVLİLİK ÜZERİNE - 2
-Evleneceğim kişide nelere dikkat etmeliyim?
Bundan önceki yazımızda soruya biraz cevap vermiştik. Şimdi devam edelim inşallah.
-Evlenmek istediğin kişide olmasını istediklerin nelerdir? Önce bunları sırasıyla üçe ayırmalısın. Ayrıca bir yerlere not etmelisin. Çünkü zamanla yeni şeyler ilave etme ihtiyacın olabilir.
1-M:utlaka ve mutlaka olmasını istediklerim.

2-Olmasını istediklerim.3-Olursa iyi olur dediklerim:
 
Şimdi de evlenmek istediğin kişide olmamasını istediğin şeyler nelerdir? Bunları da üçe ayırarak not et.
1-Kesinlikle ve kesinlikle istemediğim şeyler:
2-istemediğim şeyler:
3-Olmasa iyi olur dediklerim:
Şimdi araştırmaya başlayabilirsin. Araştırma dediysem çevresinden, onu tanıyanlardan araştırmalısın.
Eğer birinci maddelerden bir tanesi bile sana uygun değilse derhal vaz geç derim.

İkinci maddelerde problem varsa vazgeçsen iyi olur. Fakat vazgeçemiyorsan bu maddeler hakkında konuşup orta yolu bulabilirseniz biraz izlemeye koyulun. Gidişat iyi yönde ise evlenebilirsiniz.
Üçüncü maddede problem varsa bunları konuşup orta yolu bulabilirsiniz. Yukarıda saydığımız altı madde de sana uygunsa hiç düşünme..

18/01/2020      Ali USLU
 
EVLİLİK ÜZERİNE -3
Normal bir evlilik sevgi (en azından beğenme) üzerine kurulur.
Sevginin devamını sağlayacak en önemli unsur ise saygıdır.
Sevgi bir duygudur ve kişinin buna fazla bir müdahalesi yoktur. Fakat saygı bir davranıştır ve kişiler davranışlarını kontrol edebilirler.

Saygı, eşlerin hem birbirlerine karşı, hem de Onların değer verdiklerine olmalıdır.
Saygının azaldığı durumlarda zamanla sevgi de azalır.

Arabalardan örnek vererek konuyu somutlaştırabiliriz; Sevgiyi aküye benzetirsek onun şarj motoru saygıdır. Şarj motorunda arıza olan arabanın aküsü zamanla biter.

21-01-2020  /   Ali USLU

EVLİLİK ÜZERİNE-4
Peygamber Efendimizin şu mealdeki bir hadisini hatırlıyorum:
"Mü'min başkalarıyla iyi geçinir, kendisiyle de güzel geçinilir. Başkalarıyla geçinemeyen, kendisiyle de geçinilmeyen kişilerde hayır yoktur."

Bu hadisi evlilik için düşündüğümüzde "geçimsiz  eşlerde ve eş adaylarında hayır yoktur." şeklinde anlayabiliriz.

Geçimsiz kişilerin en belirgin özelliği, küçük problemleri büyütmeleridir. Kolay kolay affedemezler. Empati yapmazlar. Hep kendilerinin dediklerinin olmasını isterler. Çevresindeki bir çok kişiyle ya dargındırlar yada araları limonidir. Daha da ilginci problemlerin sebebi hep başkalarını görürler. Tabiri caizse onlar sütten çıkmış ak kaşık gibidirler.
Böyle bir kişiyle evlendiğinizde çok küçük şeylerden dolayı senin yakınlarınla hatta basit sebeplerle seninle küsmesi büyük ihtimal dahilindedir. Bu da bir çok problemi beraberinde getirir.
Çok geçimsiz bir kişi vefat ettiğinde onun hakkında şöyle bir beyit söylenmiş:
"Ne kendisi gördü rahat, ne başkasına verdi huzur.
 Göçtü gitti dünyadan, dayansın ehl-i Gubur "
*ehl-i gubur =kabirlerdekiler demektir.
Yani geçimsiz kimseler ne kendisi huzurlu olur ne de çevresine huzur yüzü gösterirler.
Onun için evlenmeden önce gözünü dört açmalısın.
Hocam ben böyle birisiyle evlenmişim diyorsan; Allah kolaylıklar versin. Belki de sen sabrederek Cennete gideceksin demekten başka ne diyebilirim ki:
                                      
                                                                 22/01/2020 Ali USLU


EVLİLİK ÜZERİNE-5
Evlenmek isteyenlerin dikkat etmeleri gereken şeylerden bir tanesi de her konuda olduğu gibi bu konuda da her şeyi bilen (dolayısiyle bizim kiminle daha mutlu olacağımızı bilen) Rabbimize iltica etmemiz, Ondan yardım dilememizdir.
Furkan suresi 74. ayette bu konuda bize dua öğretilir:

"Onlar, "Ey rabbimiz!" derler, "Bize mutluluk getirecek eşler ve çocuklar bahşet; bizi günahtan sakınanlara öncü yap!"
Bu ayetle rabbimize dua edersek faydasını görürüz inşaallah.
23/01/2020       ALİ USLU


EVLİLİK ÜZERİNE - 6
Evlilikte kimlikler önemlidir, Fakat kişilikler de ihmal edilmemelidir.
Konunun detayları  yaklaşık iki yıl önce paylaştığım yazının linkinde
http://www.aliuslu.net/2018/04/kimlik-ve-kisilik-evliligi.html

27/01/2020    Ali USLU


 



HAYATİ ÖNEME HAİZ İLAÇLAR...

Farz edelim ki (Allah Teala muhafaza eylesin) çok ciddi bir rahatsızlık geçirdiniz. Güvendiğiniz, işinin ehli doktorunuz size diyor ki:
-Bakın beyefendi/veya hanımefendi! Şimdilik iyileştiniz, fakat çok riskli bir durumunuz var. Şu ilaçları, vaktinde ve şu tarife göre, ömrünüz boyunca kullanacaksınız. Sakın ihmal etmeyin.
 Yolculukta, cenazede, düğünde vs. yani her durum ve şartta kullanmaya dikkat edin. sakın ihmal etmeyin!
 Ne yapardınız?
O ilaçları önerilen şekilde kullanmaya dikkat ederdiniz değil mi? 
Beş vakit namazı da mutlaka alınması gereken manevi ilaçlara benzetiyorum.

Bunu aşağıdaki ayetten anladım.
Ayette savaşlarda nasıl namaz kılacağımız belirtiliyor.
Bir düşünelim! Allah için cihada çıkmışsınız, düşmanın saldırma tehlikesi var ve bu durumda bile bizim nasıl namaz kılacağımız anlatılıyor.

Aynen yukarıdaki hayati önem taşıyan ilaçların alınması gibi bir durum var sanki. Namaz öyle bir gıda ki savaşta bile olsak o gıdayı almamız emrediliyor.
Hatta mahrumiyet durumlarında bile...
"Su yoksa teyemmümle kıl. Ayakta duramıyorsan oturarak kıl. Oturamıyorsan yatarak kıl. Vücudun hareket edemiyorsa ima ile kıl." deniliyor. Yani bu manevi ilaçları al deniliyor.

Bu ayetten çıkardığım sonuçlardan birisi de: Savaşta bile namazın terki uygun değilse hangi işimiz savaştaki durumumuzdan daha önemli olabilir?
Ayet-i kerime meali şöyle:
.“Savaşta mü’minler arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir kısmı seninle birlikte namaza dursunlar ve silâhlarını da yanlarına alsınlar. Onlar secde ettikten sonra geri çekilip düşmana karşı dursunlar ve yerlerine henüz namaza durmamış olan diğer topluluk gelsin. Onlar da tedbirli şekilde ve silâhlarını yanlarına alarak seninle beraber namaz kılsınlar.” (Nisa, 4/102)
Rabbim nefsimizi ve neslimizi namazlarını ihmal etmeyen ve rızasına uygun eda eden bahtiyar mü'minlerden eylesin.
14/01/2020           Ali USLU / TAVŞANLI 

UHUT ZİYARETİMDE HAYAL KIRIKLIKLARIM.


 Hacc ibadeti için Mukaddes beldelere gittiğimde, (Uhut’da) iki yerde hayal kırıklığı yaşamıştım.

Birincisi; Uhut savaşının yapıldığı yerlerin bir kısmı (dağ etekleri)iskana açılmış gecekondu bölgesi olmuştu. Bu durum Meşhur Uhud savaşını gözümde canlandırmaya engel oluyordu. İskana açılacak başka yemi kalmamıştı???

İkincisi; Okçular tepesinin yüksekliği beni şaşırtmıştı. İslam tarihi derslerinde gördüğümüz, okuduğumuz şeyleri tepenin o vaziyetini gördükten sonra kafanızda canlandıramıyorsunuz.
Mesela 50 okçu bu tepenin neresine yerleştirilmiş olabilir? Halid bin Velid atlılarla buranın neresinden dolanmış olabilir vb sorulara tam cevap alamıyorsunuz zihninizde.

 Neyse ki bu meseleyi konuştuğumuz bir hocamız sayesinde zihnimizdeki problemler halloldu.

Mehmet Talu hocayla sohbet ederken bu meseleyi sordum. Ki kendisi sık sık umreye ve Hacca görevli olarak giderler. Demişti ki:

"Okçular tepesi yaklaşık 20 metre aşağıya indirildi."
Suud  yönetiminin  tarih anlayışı maalesef tam bir facia.

Adamlar hangi akılla yaptılarsa, kepçelerle, dozerlerle, kamyonlarla o meşhur tepeyi 20 metre kadar indirmişler. Orada sembolik bir tepe kalmış.

 Her yıl milyonlarca kişinin de tepeye çıkıp indiğini düşünürseniz (ki,hiç bir koruma önlemi yok) muhtemelen bir kaç metre de öyle inmiştir.

Daha sonra umre için gittiğimde o tepenin üzerine zihnimde 20-25 metre ilave edince İslam Tarihi derslerinde gördüğümüz bilgiler yerlerine oturabildi.
Neyse... Bu vesile ile Peygamber efendimize bir salat u selam okuyalım, Ayrıca bir Fatiha üç ihlas okuyup Uhut savaşına katılan, orada şehit  ve gazi olan sahabe efendilerimize bağışlayalım.
Buyurun efendim...

Ali USLU-     11/01/2020 -  TAVŞANLI

HİPERAKTİF ÇOCUKLAR


   Doktor arkadaşla çocuklar üzerine konuşup dertleşiyoruz. Diyor ki:
"Bayan muayeneye gelmiş, yanında çocuğu var. Çocuğun davranışlarında neredeyse sınır yok. Muayene aygıtlarını oynuyor, orayı burayı kurcalıyor, Bir şey demiyorum fakat, rahatsız olduğumu hissettirerek bakıyorum. Çocuk anlamıyor, çünkü hiç engellenmemiş. Annesi diyor ki:

-Doktor bey çocuğumuz hiperaktif."

Düşünüyorum. Zihnimde deli sorular...

*Bizim zamanımızda böyle hiperaktif çocuklar yok muydu?

*Şimdilerde birden bire niye çoğaldı?

*Hiperaktif denilen çocukların kaçı gerçekten öyle?

*Böyle bir mazeret bazı ebeveynlerin işine mi geliyor?

*Bu çocukların her yaptığına göz yumulmalı mıdır?

*Yoksa… şımarıklığın adını hipeaktivite mi koydular?

10/01/2020   Ali USLU/ TAVŞANLI
 


Arapçada "el-lisanü mizanü'l-akli"(dil-konuşma- aklın ölçüsüdür-göstergesidir-) diye bir söz vardır.
Bu söz bence doğrudur.
Fakat, dil (konuşma, yazma vb.) sadece aklın ölçüsü değildir.
Aynı zamanda;
Dindarlığın bir göstergesidir.
Ahlakın bir göstergesidir.
Edep ve terbiyenin bir göstergesidir.
Bilgi düzeyinin bir göstergesidir.
Kültür seviyesinin bir göstergesidir.
İç aleminin bir yansımasıdır.

Bu konuda bizim de güzel bir atasözümüz vardır:
"İnsanlar yeni tanıdıkları kişileri dış görünüşüne göre ağırlar;
konuşmalarına göre uğurlarlar"

TARLANIZI İMAR ETMEZSENİZ...


Tecrübe ile sabittir ki, siz tarlanızı imar edip, oraya istediğiniz tohumları ekmezseniz orası boş kalmaz, değişik türde bitkiler yetişir. Tarlanızda biten şeyler sizin arzu ettiğiniz otlar olabileceği gibi hiç istemediğiniz diken veya ayrık otu cinsinden şeyler de olabilir.
Çocuklarınızın zihinlerini de tarlaya benzetebilirsiniz.

Ali USLU / TAVŞANLI

NE GÜZELDİR SALİH KULLARIN ARASINDA OLABİLMEK...

Ne büyük bir ni'mettir salih kullardan olabilmek...

Düşünsenize, Miraç'ta Rabbimiz, Peygamber Efendimize hitaben:

"es-selamu aleyke eyyühen-nebiyyü...." buyuruyor.

Efendimiz de cevaben:

"es-selamu aleyna ve ala ibadillahis-salihin." buyuruyor. Yani " Selam bizim üzerimize ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun" diyor.
 Ne büyük bir incelik, önce selamı kabul edip sonra salih kulları da kapsamasını arzuluyor.

Bizler de her tehıyyat duasını okuyuşumuzda, sanki efendimizin selamını alıyormuşçasına "es-selamu aleyna ve ala ibadillahis-salihin" diyoruz. Semalardan gelen selamı alıp sonra da salih kullara gönderiyoruz.

Böylece her gün salih kullar arasında sayısını bilemediğimiz kadar selamlaşma ve dualaşma oluyor. Bir de bu güzel dualara meleklerin "amin" demesini ve karşılık olarak onlara dualar etmesini düşürsek...

Ne kadar muhteşem bir sonuç değil mi?

Ne güzel bir makamdır salih kulların arasında olabilmek.

Rabbim bizleri de "salih kullarından "eylesin.

Ali USLU -05-01-2020 / TAVŞANLI






GENÇLİK NEREYE GİDİYOR...


-Hocam gençlik nereye gidiyor böyle...
-Nereye gidiyor?
-Görmüyor musun?, sokaklarda hapçısı, tinercisi. Kız erkek ilişkileri çığırından çıkmış, neredeyse sokak ortasında...,
-Anladım. Demek ki şeytan ve avanesi bizden çok çalışıyorlar. Veya biz yeteri kadar çalışmıyoruz.
-Biz ne yapabiliriz ki...
-Şimdiye kadar ne yaptınız? Kaç kişinin elinden tuttunuz.? Hadi sokaktakileri geçelim. Komşularınızla, onların çocuklarıyla ilgilendiniz mi?
Akrabalarınızla, yeğenlerinizle ilgilendiniz mi?
Veya ilgilenenlere yardımcı oldunuz mu?
- ........!
Ama şeytan ve avanesi ilgilendi.... TV. proğramlarıya, internetiyle, modasıyla ilgilendi.
Şikayet etmek çok kolay değil mi? Hem sorumluluğu da başkalarına atmış oluyoruz...
Haa unutmadan şunu da söyleyeyim. Toplumumuzda çok kaliteli gençlerimiz de var elhamdülillah. Hem erkeklerden hem de kızlardan var. Ben onları zamanın evliyaları kimi görüyorum. 

Ali USLU /TAVŞANLI

KUR'AN OKUYUP SAPITANLAR!

Hocam! Falanca kişi var ya, Kuran mealini okuduktan sonra dinden uzaklaştığını söylüyor.
-Doğrudur, uzaklaşmıştır...
-Nasıl yani hocam! Kuran, insanları doğru yola iletmez mi? Kuran mealini okuduğu için niçin sapıtır insan.?
-Kardeşim bu şahıs meal okuduğundan değil, başka sebeplerden sapıtmıştır. Zira Kur'anda, Kur'anın bazı kimselerin dalaletini artıracağının işaretleri var.
Mesela şu ayet:
"Biz Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki, o müminler için bir şifa, bir rahmettir; zalimlerin ise sadece ziyanını arttırır."(İsrâ : 82)

Aşağıdaki meal de Elmalılı M.Hamdi Yazır'ın:
"Biz de Kur’an’dan peyderpey öylesini indiririz ki mü'minler için o bir şifâ ve bir rahmettir, zalimlerin ise ancak hasarını artırır. (İsrâ : 82)

Bu Kuran, O’na teslim olmuş müttaki müminleri hidayete ulaştırıp, onlar için şifa olurken Kur’anda eksik bulmaya çalışan kişilerin sapıklığını artırabilir.
Şaşı insanlar gördüğü nesneleri düzgün göremezken bakış açısı sakat olanlar da Kurandaki bazı şeyleri yanlış zannederler.

KUR’ANA GÖRE, GEÇEN YILIN MUHASEBESİ

Bismillahirrahmanirrahim.

“Asra yemin ederim ki
insan gerçekten ziyan içindedir.
Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.” (Asr suresi)

Rabbimizin surede bildirdiklerine göre nefsimizi hesaba çekelim.
Kardamıyız, zararda mıyız?

01/01/2020 Ali USLU TAVŞANLI

MANŞET!

EĞİTİMLE İLGİLİ SÖZLER

Bilginin beşte dördü ilgidir. B-İLGİ (La edri) İnsanlar: Öğretilmekten nefret eder, Öğrenmeye bayılır.         (Hayati İnanç) Gönül...