ÖĞRETMENİM! BABAMIN MESLEĞİ HIRSIZLIK

    Ankara'da bir dostumuzun bürosunda, O'nu ziyarete gelen bir öğretmenle tanıştık. Ankara'nın meşhur! bir mahallesinde sınıf öğretmeni olarak görev yapıyormuş.
Tabi merak edip o mahallede öğretmenliğin nasıl olduğunu soruyoruz. Öğretmen arkadaş bir örnekle meseleyi özetliyor.
    Sınıfına yeni gelen üç öğrencisini tanımak istemiş ve sormuş:
-Babanız ne iş yapar evladım:
Birincisi:
-Falan yerde çalışıyor öğretmenim.
ikincisi:
-Babamın işi yok öğretmenim, hapishaneden yeni çıktı.
Üçüncüsü:
-Babam hırsız öğretmenim.
-Nasıl yani evladım!
Öğrenci gayet rahat:
-Hırsız öğretmenim. Mesleği hırsızlık. Hırsızlık yaparak geçiniyoruz.
Öğretmen şaşırıyor tabii.
Annesini çağırtıyor. Çocuğun söylediklerini anlatıyor..
Annesi:
-Yalan söylüyordur. "Babası cinayetten üç yıldır hapiste" diyor.
Öğretmen gayri ihtiyari bayanın karnına bakıyor. Tabir-i caizse bayanın karnı burnunda...
Bayan anlıyor. "Ben onun babasından boşandım başka biriyle evlendim" diyor.

   Öğretmen fazla soru sormuyor. Anlıyor ki çocuğun üvey babasının mesleği hırsızlık.
Bunu şunun için anlattım. Öğretmenlik hayatımızın çeşitli dönemlerinde çocuklar bu şekilde söylemese de problemli ailelerin çocuklarını da okuttuk, gayr-i meşru iş yapanların çocuklarını da. Maalesef bu tür problemli ailelerin sayısı git gide artıyor.
Bazen konuşmalar esnasında ana-babanın eğitimde öneminden bahsediliyor. O zaman içimden bu tür çocuklar için diyorum ki:
Keşke hiç eğitim almadan gelebilseler. Çünkü bir çoğu eğitim olarak eksi değerde geliyor. Onları sıfır seviyesine getirmek bile uzun uğraşlar istiyor.
Diyorum ki eğitimi dizayn edenlerin bu tür ekside başlayan çocuklarımız için bir planları var mı acaba?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

MANŞET!

ORUÇ TUTARKEN ZORLANDIN MI YAVRUCUĞUM.

   Bayram namazından sonra, çocuk, dervişin ve annesinin ellerini öptü. Derviş önceden hazırladığı en yeni parayı çocuğuna verirken yanaklar...