ORUÇ TUTARKEN ZORLANDIN MI?

   Bayram namazından sonra, çocuk, dervişin ve annesinin ellerini öptü. Derviş önceden hazırladığı en yeni parayı çocuğuna verirken yanaklarını öptü ve O'na dua etti.
Sonra hep birlikte kahvaltıya oturdular. Tatlı bir sohbet eşliğinde kahvaltılarını yaptılar.
   Derviş, oğluna dönerek "Bu sene ilk kez oruçlarının tamamını tutabildin galiba" dedi. Çocuğun gözleri parlayarak ve bir şeyleri başarmış olmanın gururuyla, "evet" anlamında başını salladı.
Çocuğunu tebrik edip O'nu övücü sözler söyledikten sonra sordu:

-Oruç tutarken zorlandığın oldu mu?
-İlk başlarda baya bi zorlandım. Epey acıktım, susadım, dermansız kaldım, fakat birkaç gün sonra vücudum bu duruma alıştıktan sonra pek zorlanmadım.
Yalnız arkadaşlarımla koşturduğum bir gün susuzluğum hat safhaya çıktı. Hatta oruç olan arkadaşlardan biri dayanamıyorum diyerek su içti.


Derviş, çocuğunun omzuma elini koyarak," İnsan çok dayanıklı bir varlıktır evlat. Yeter ki kararlı olsun ve başaracağına inansın" dedi ve devam etti
-Biliyor musun yavrum, zorluklar karşısında gösterdiğin her sabır, her direnç, senin iradeni daha da kuvvetlendirdi. Adeta irade güçlendirme egzersizleri yapmış gibi oldun. Bundan sonra zorluklarla daha iyi mücadele edebileceğine inanıyorum.
Bu söz çocuğun çok hoşuna gitmişti.
Derviş, konuşmasına devam etti:
- Bak evladım! "fırsatlar bulutlar gibidir" demiş büyüklerimiz. Yani her zaman ele geçmezler. Ramazanlar hayatımızın önemli fırsatlarıdır. Bu yıl da bu fırsatı bazıları değerlendirdiler. Bazıları fırsatı kaçırdılar.
Sonra çocuğuna tekrar sordu:
-Oruç tutarken zorlandığın zamanların etkisi var mı hala?
Çocuk:
-Hayır baba hiç bir etkisi yok. Hatta öyle bir olay olup olmadığı konusunda neredeyse tereddüt içerisindeyim.
-Evet evladım aynen dediğin gibidir. Geçen şeylerin çoğu maddi anlamdaki etkisini hemen yitirirler. Bazen insan, yaşadığı olayları rüya görmüş gibi hatırlarlar ancak.
Bir süre susarak devam etti.
-Bu Ramazanda da, oruç tutanlar olduğu gibi tutmayanlar da oldu değil mi? Dinimizce oruç tutmamasına izin verilenlerden bahsetmiyorum tabii ki.

Şimdi düşün bakalım evladım!
Oruçlarını tutanlar maddi olarak neler kaybettiler? Manevi olarak neler kazandılar?
Basit bahanelerle oruçlarını tutmayanlar, maddi olarak neler kazandılar? Manevi olarak neler kaybettiler?

Sonra odasına geçmek için müsaade istedi çocuğundan.
Babası gittiğinde çocuğun zihni uzun süre babasının son cümleleriyle meşgul oldu.
 










 

BAYRAM TEBRİĞİ

Tanıdığım ve tanımadığım tüm kıymetli okuyucularımın mübarek Ramazan Bayramlarını tebrik eder, Ülkemiz ve İslam Aleminin her türlü sıkıntılardan kurtuluşuna vesile olmasını dilerim.

Rabbim, nice bayramlara sağlık, sıhhat ve huzur içerisinde sevdiklerinizle birlikte ulaşmayı nasip eylesin.
                                                         Ali USLU

MAKYAJ


28 şubat döneminin ünlü aktörlerinden Şeyh!!! Ali KALKANCI' nın  makyaj malzemesi nelerdi?
1-sakal
2-cübbe
3-tesbih
4- Çevresindeki görevlilere! ve topladığı/kandırdığı kişilere zikir yaptırmak. Onlara sohbet etmek.

5- Dini bütün bir şeyh efendi görüntüsü ve tavırları.
28 şubattaki görevi tamamlanıp makyaj silindiğinde ne gördük;

Dinle alakası olmayan uyuşturucu satıcısı bir üç kağıtçı...
 Ha bir de aczi mendi tarikatı şeyhi Müslüm Gündüz vardı. Müritleri, üzerlerinde dikkat çeken kıyafetlerle sıra sıra dizilirler, gençler bile ellerinde  bastonla büyük şehirlerin caddelerinde her gün dikkat çekerek yürürlerdi. 

Sonra Müslüm'ün kamaralar eşliğinde Fadime Şahinle basılması...
Ardından Fadime Şahin'in her gün bir ekranda gözyaşlarıyla aldatıldığını anlatması. vs. 

28 şubattan sonra göreniniz oldu mu onları...
Yani uyanık olmak lazım. Bir çok ürünün orijinali ve çakması olduğu gibi, din konusunda da böyle ..
Hakiki alimler ve Tasavvuf erbabı olduğu gibi, taklitleri hatta görevlileri!!! de var maalesef. 

MEYVELER VE İNSANLAR...

   Derviş, bahçesindeki ağaçtan elma kopartıp yiyen çocuğunun yanına varıp biraz Onu biraz seyrettikten sonra
"Nasıl, lezzetli mi?" diye sordu.
Çocuğun yüzünde büyük bir memnuniyet ifadesi vardı.
"Çok harika! hem de çok güzel kokusu var." diye cevap verdi.
 Evden bir kilim  getirmesi için hanımına seslendi derviş.
Hanımı ve çocuğuyla birlikte oturdular elma ağacının altına.

Derviş, " bak yavrucuğum!" diye başladı söze:
-Ben elmadan örnek vereyim sen diğer meyveleri de buna göre düşün.
Olgunlaşmış dalından düşmemiş elmalar olgun müminlere benzerler. Tadı hoştur, kokusu, görüntüsü hoştur. Yemesi hoştur, kolayca boğazdan geçer.O elma, yiyenlere nasıl ki fayda sağlıyor gıda ve şifa oluyor; Olgun mümin de öyledir. Çevresine her yönden faydası dokunur.
Olgunlaşmamış elma ise manen olgunlaşmamış ham kişilere benzer. Nasıl ki gök/ham elma ,yiyenin ağzını buruşturur. Ham insanlar da öyledir. Onlarla teşrik-i mesaisi olanlar onlardan dolayı zaman zaman incinirler.

Sonra:
Yerdeki çürümüş elmayı  gösterip:
-Bunlar da fıtratı bozulmuş kişilere benzer. Bu gördüğün elmanın yapısı bozulmuş, kokusu kötü, görüntüsü kötü, tadı tamamen berbattır.
Bunu yiyenler fayda yerine zarar görürler. İşte fıtratı bozulmuş kimseler de manevi anlamda böyledirler. Onlarla teşrik-i mesaisi olanlar onlardan maddi ve manevi anlamda zarar görürler. Lakin elma gibi çürüğünü göremediğimiz için bunu kolay anlayamayız. Ancak davranışlarından anlayabiliriz. Fakat melekler onun ne kadar iğrenç koktuğunu bilirler.

Sonra devamla:
-Evladım o çürük elmanın yakınına var bakalım çevresinde bir şeyler görebilecek misin?
-Evet baba küçük sinekler var etrafında hem de sayılamayacak kadar çoklar... dedi çocuk.
-Evladım işte fıtratı bozuk kimselerin etrafı da böyledir sanki olumsuzlukların merkezi gibidirler. Aman onlardan uzak durasın...
Sonra müsaade isteyip kalktı, daldan bir elma kopardı. Çocuğun duyacağı şekilde
"Odun şeklindeki dalların ucundan bizlere rızık gönderen Rabbimize hamdolsun.
"Tatsız topraktan, çamurdan bize tatlı, güzel rızıklar çıkaran Allah'ımıza hamdolsun" dedi. Yandaki musluktan yıkayıp" Bismillahirrahmanirrahim" diyerek ısırdı ve evine yöneldi.
Çocuğun zihninde, babasının anlattığı şeyler vardı. Hala onlar üzerine düşünüyordu.

Ali USLU - 12/05/2020 /TAVŞANLI

İNFAK ÜZERİNE


İNFAKTA (YARDIM EDERKEN) NELERE DİKKAT ETMELİYİZ:

1- Yardım yaptığımız kişileri (gerek yardım yaparken gerek daha sonra) incitecek söz ve davranışlardan kaçınmalıyız. (Bakara/262)

2-Yaptığımız iyiliği daha sonra başa kakmamalıyız. (Bakara/262)

3- Malın iyisinden vermeliyiz. Bize verilse içimize sinmeyecek, gönül rahatlığıyla almayacağımız malı başkalarına hayır olarak vermemeliyiz. (Bakara/267)


YAPTIĞIMIZ HAYIRLARI BOŞA ÇIKARTAN ŞEYLER NELERDİR? 
1-Gösteriş için vermek.
2- Yardım yaparken veya daha sonra yardım yaptığımız kişileri (bu yardım sebebiyle) incitmek, gönlünü kırmak.

3-Yaptığımız yardımları başa kakmak.
"Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez." (Bakara : 264)
 
 

MANŞET!

ORUÇ TUTARKEN ZORLANDIN MI?

   Bayram namazından sonra, çocuk, dervişin ve annesinin ellerini öptü. Derviş önceden hazırladığı en yeni parayı çocuğuna verirken yanaklar...