DERVİŞİN KISKANÇLIĞI

  

   ...

  O gün, gelen misafirleriyle Felak suresi üzerinde konuştular.

"Haset ettiğinde hasetçinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım" ayetine geldiklerinde kıskançlık ve kıskançlığın kişisel, toplumsal ve manevi anlamda zararları üzerinde durdu derviş.

“kıskançlıktan (hasetten) sakınınız. Çünkü ateşin odunu yakıp tükettiği gibi kıskançlık ta iyilikleri yer bitirir” hadis-i şerifi üzerinde konuştu.

  O sırada misafirlerden birisi pat diye bir soru yöneltti dervişe.

-Sizin kıskançlık duygunuz yok mudur? Veya şöyle sorayım, sizin de birilerini kıskandığınız olur mu?

Arkadaşları, dervişin şahsıyla ilgili böyle bir sorudan dolayı, biraz mahcup bir tavırla soru soranı ikaz etmeye çalıştılar.

Derviş, müdahale etti. "Bırakınız kişiler kafalarına takılanları sorsunlar. Her şeyi bilemeyiz. Fakat bildiklerimiz olursa cevap vermeye çalışırız" dedi.

Beklemediği bu sual karşısında bir müddet düşündü ve dedi ki,

-Bak kardeşim! Bu duygu bizlere imtihan için verilmiş bir duygudur. Peygamberleri  ve nefsini iyice terbiye etmiş kişileri bilemem ama bizim gibi kişilerde bu duygu vardır ve zaman zaman depreşmek ister. İşte o zaman bizim irademiz devreye girer. Bu kıvılcımı ya üfleyerek ve üzerine odun atarak alevlendiririz ya da üzerine biraz daha kül atıp kimseye zarar veremez haline getirebiliriz.

   Böyle yaptığımızda ve bu konuda Allah Teala'dan yardım istediğimizde zamanla bu duygu iyice zayıflar.

Çok şükür Rabbimin yardımıyla bu duygumun iyice zayıfladığını hissediyorum. Kadere inanmanın ve bunu hayatına yansıtmanın da bunda çok büyük etkisi var.

   Bir de şöyle yapmaya çalışıyorum.

Eğer içimdeki o kıvılcımın harekete geçtiğini hissedersem hemen o kişi hakkında dua ediyorum. Hem de kıskançlığa sebep olan konuyla ilgili.

Mesela mal ile ilgili ise "Allah’ım bu kardeşimizin malını helalinden daha da artır." diyorum.

Yani hangi konuda nefsim kıskançlığa meylederse o konuda muhatabıma samimi bir biçimde dua ediyorum. Bu da kıvılcımı iyice zayıflatıyor. Bitkisel hayattaki bir canlı gibi kalıyor.

   Bu tür mevzularla ilgili Yusuf suresinde Hazreti Yusuf'un görüşünü bildiren ayeti kerimeyi aktarayım.

"Ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Muhakkak ki nefis kötülüğü emreder (teşvik eder) Ancak Rabbimin merhamet ettikleri müstesna"

Peygamber efendimiz şöyle dua edermiş. Biz de bu duaya amin diyelim ve bu duayı her gün yapmaya çalışalım.

“Allah’ım göz kapayıp açıncaya kadar hatta daha az zaman için bile beni nefsime bırakma”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

MANŞET!

UNUTAMADIĞIM HATIRALARDAN-9

   GÖRMESİ, İŞİTMESİ VE KONUŞMASI OLMAYAN BİR ŞAHIS           İmam Hatip Lisesinde meslek dersleri öğretmeni olduğumuz için, öğrencileri ima...