ANNA-BABA MEVZU'U (3- bu konudaki iki vaaz)

 Tahminen yirmi yıl kadar önceydi. Cuma vaazında vaaz eden şahıs (vaiz değil) ana-baba hakları mevzuunda konuşuyor. Konuşmasının bir yerinde diyor ki:

"Annene babana itaat edeceksin. Hatta onlar karını boşa deseler boşayacaksın" Hoppala... Ya bu ne biçim mantık. Gerçi o mantığın mantığını! tahmin edebiliyorum.

İbrahim aleyhisselamın oğlu İsmail aleyhisselam  ile arasında geçen bir menkıbeye dayanıyor. Ben de bu menkıbeyi değişik vesilelerle dinlemiştim. (okumadım, köyde, köy odasında ihtiyarların sohbetinde dinlemiştim)

Menkıbeye göre İbrahim (AS) bir gün oğlunun evine uğruyor. Oğlu evlenmiş fakat gelini O'nu tanımıyor. Ona pek iyi davranmıyor. O da:”İsmail'e selam söyle evinin eşiğini değiştirsin” diyor ve gidiyor. Akşam İsmail (AS) geliyor. Gelin eve gelen bir ihtiyarın söylediklerini eşine anlatıyor. İsmail (AS) gelenin babası olduğunu tariften anlıyor ve eşiği değiştirme şifresinin eşini boşamak olduğunu anlayıp boşuyor.

Bu menkıbenin gerçekliğini bilmiyorum, araştırmadım da. Okuduğum kaynak kitaplarda da hiç rastlamadım.

Diyelim ki doğru. Peygamberler heva ve heveslerine göre konuşmazlar, vahye göre konuşurlar. Dolayısiyle budurum emsal teşkil etmez.

İki-üç hafta sonra da Ulu camide benim vaaz görevim vardı. Sözü ana-baba haklarına ve yukarıdaki mevzuya getirdim. Özet olarak şunları dedim:

Annen - baban eşini boşa dediler? Soruyorsun suçu ,kabahati ne? Hırsızlık mı? arsızlık mı?

İşte bize hoş geldin derken biraz yüzü asıktı…

Yahu insaf... Anne-babanın bu kadar hakkı var, ama eşinin hiç hakkı yok mu. O Allah'ın kulu değil mi. Onun anası- babası insan değil mi?

Peki… diyelim ki anne veya babadan biri boşa diyor birisi boşama diyor. O zaman hangisinin dediğini yapınca sevaba hangisinin dediğini yapınca günaha gireceksin? Anladın mı bu işlin mantıksızlığını…

Diyelim ki, anne baba hatırı için haksız yere eşini boşadın. Bir tane de çocuğunuz var. Annesi çocuğuna diyor ki “Yavrum deden- nenen beni suçsuz yere boşattırdılar. Sen onlara gitmeyeceksin. Onlara bir bardak su koyarsan hakkımı helal etmem. E o kadın da çocuğun annesi. Bu durumda ne olacak?

Sonra anne-babaların hepsi olgun, mantıklı düşünen kişiler de değil. Psikolojik sorunları olanlar var, sapla samanı karıştıranları var.

Yani değerli kardeşlerim. Anne-babanın senin eşini boşattırmaya dinen bir hakları yok. Bizler hepimiz Allah'ın kullarıyız O'na karşı sorumluyuz. Annemizin babamızın söylediği meşru şeyleri imkanlarımız ölçüsünde yerine getirmeye ve onlara iyi davranmaya çalışırız o kadar.Bu tür dini konuşmaların toplumdaki yansımalarını da başka bir yazıda örnekleriyle anlatmaya çalışacağım inşaallah.

    


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

ÇOK KAN LAZIM

 Ankara İlahiyat fakültesinde okurken bizden bir sınıf geride Mehmet Arif (soyadını hatırlayamadım) isminde Kütahyalı bir hemşehrim vardı.  ...