CEP TELFONU MEVZUU (2-yapılan yanlışlıklar)

 Geçen yıl akşam saat 22 civarında köyden Tavşanlıya geliyorum. Telefonum çalmaya başladı. Bir seansta ne kadar çalıyorsa o kadar çaldı. Telefonum cebimde olduğu için arayanı göremiyorum. Seyir halinde cebimden çıkarmaya çalışmak ta tehlikeli olacak. Tekrar çalmaya başladı yine çalma süresi bitince kapandı. 

İki kez üst üste sonuna kadar telefon çalınca insan endişeleniyor doğal olarak. Çok önemli bir durum olmasa bu kadar çalmazdı. Çoluk çocuğun / akrabaların başında bir iş mi var acaba? diye düşünüyor insan ister istemez. Geceleyin yol kenarında durmak ta mantıklı gelmedi. En yakın benzin istasyonuna girdim. Telefona baktım. Okuldan bir arkadaş aramış. Sordum hayrola ne var. Çok basit bir mevzu ,daha önce haberim olan bir mevzuyu hatırlatmak için aramış. 

Dedim niçin bu kadar ısrarla çaldırdınız?

-Belki duymamışsındır diye!!!

Bak arkadaşım! telefon çalarken kişi namazda olabilir, lavaboda olabilir, trafikte olabilir, uykuda olabilir, yemekte olabilir, elleri telefonu kullanmaya müsait bir durumda olmayaabilir. Aciliyet söz konusu olan bir şey varsa elbette defalarca arayabilirsin. Fakat çok önemli değilse bir kaç kez çalınca kapatırsın. Kişi duyduysa müsait olduğunda sana geri döner. Diyelim ki duymadı. Telefonu eline aldığında cevapsız aramayı görür ve sana döner. Diyelim ki görmedi veya unuttu sana dönmedi. Belli bir zaman sonra tekrar arayabilir veya mesajla durumu bildirebilirsin.

    ***

   Zamanını unuttum önemli bir toplantıdayız. Telefonum sessizde aradığını görüyorum ve meşgule alıyorum. İki dakika sonra aynı şahıs tekrar arıyor, tekrar meşgule alıyorum. Sonra tekrar arıyor çok önemli bir mevzu olduğunu düşünerek müsade isteyip çıkıyorum ve telefonu açıyorum. Hayrola çok önemli bir konu mu var diyorum. Bir şey soracaktım diyor. 

Bak kardeşim, önemli bir toplantıdayım öyle olmasa bile önemli bir meşguliyetim veya telefon kullanmama engel bir durumum olabilir. Telefonu meşgule almanın manası "şu anda müsait değilim müsait olunca sana döneceğim" demektir.

    ***

Diyelim ki makam sahibi bir kişinin makamına gittiniz önemli bir mevzu konuşuyorsunuz, konuşmanın önemli bir yerinde sekreterden izin almış  birisi gelip sizin konuşmanızı bölüyor. Siz tekrar söze giriyorsunuz tekrar birisi geliyor.. Bu durum konuşmanızın sonuna kadar bir kaç kez tekrar ediyor. Ne hissedersiniz?

Böyle bir durum pek olmaz ama önemli bir konuşma esnasında birisi her gelen telefonu açıp cevap veriyorsa bu durum buna benzer. Siz ikinci plana atılmış gibi olursunuz. Telefonla arayan kimsenin ayrıcalığı nedir acaba. Konuşmanın önemli yerinde onu araya alıyorsunuz diye düşünür insan. Böyle durumlarda arayan amirinizdir, veya daha önce aradığınız bir kişi size dönmüştür veya önemli bir durum vardır anlarım da her gelen telefona da cevap verilir mi. Telefonu meşgule alıp daha sonra dönersiniz o kadar...

     ***

  Gerek yolda gerekse kapalı mekanlarda sıkça rastladığımız bir durum da şu: Konuşan kişi muhatap uzakta olduğu için bağırılacağını düşünüyor her halde neredeyse gücü yettiğince bağırarak konuşuyor. Mecburen etrafındakiler kulak misafiri oluyor.

Bağırmaya hiç gerek yok be kardeşim, normal konuştuğunda da muhatabın duyar.

     ***

Çok kişinin katıldığı bir toplantıdayız. Bir kişinin telefonu sesli olarak çalıyor. Herkesin dikkatini çekiyor. Arkadaş işaretle müsade isteyip dışarı çıkıyor. Biraz sonra aynı kişinin telefonu yine çalıyor. Toplantıyı yapan amirimiz  arkadaşlar toplantıya girerken lütfen telefonlarımızı kapatalım diye ikaz ediyor. Onun ikazından ben bile utanıyorum.

Kardeşim toplantıya girerken telefonu kaptır veya sessize alırsın. Haydi diyelim dalgınlığına geldi bir kez sesli arandın artık ikinciye müsade etme. Yoksa birileri terbiye eder.

   ***

Camide cemaatle namaz kılarken çok rastladığımız bir durum. Bazıları sessize almayı unutuyorlar. Namazın ortasında çalmaya başlıyor. Bazen tekrar tekrar ısrarla manaz bitene kadar bir kaç seans devam ediyor. Israrla arayana ne demeli.

Namaz kılmaya devam eden kardeşim zaten telefonun çalarken senin kafan oraya odaklandı namazdan manen çıktın. Selam ver, telefonunu kapat, sonra namaza tekrar başla baştaki rekatlarını da namaza sonradan yetişen kimse gibi kıl. En azından cemaatin dikkatini dağıtmamış olursun.

     ***

Ben telefon çalınca acele telefona koşmam. Hele yemekteysem hiç gitmem. Nasıl olsa arayan kişinin numarası belli. Müsait olunca dönerim.

Eskiden ev telefonlarında arayan şahış belli olmadığından geri dönüş şansımız yoktu. Bu sebeple acele telefona koşardık. Zannedersem o alışkanlık cep telefonlarında hala devam ediyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

ÇOK KAN LAZIM

 Ankara İlahiyat fakültesinde okurken bizden bir sınıf geride Mehmet Arif (soyadını hatırlayamadım) isminde Kütahyalı bir hemşehrim vardı.  ...