DAVET ETTİĞİN MİSAFİRLER ARASINDA AYIRIM YAPILMAZ.

 Bir kaç yıl önce  komşu şehirlerden birisine, arkadaşın davetlisi olarak çocuğunun düğünü için gittik. Orada hem Tavşanlı'dan hem de çoğunluk Kütahya'dan ortak arkadaşlarımızı da gördük. Düğün sahibi olan arkadaşın doğal olarak başka illerden gelen misafirleri de vardı. Arkadaşı düğün salonunun dışında görmüştük.

Salonda merasim başlarken bizim arkadaş mikrofonu aldı. “Bir teşekkür konuşması yapacak” dedim içimden.

Sayın.....  ili valisi ...... bey aramızdalar. Hoş geldiniz efendim.

Sayın......ili istinaf mahkemeleri üyesi ....... bey hoş geldiniz efendim.

Sayın...

Sayın...

Ve diğer makam sahipleri de söylendi. Kütahya'dan gelen misafirler ile ilgili ne isim ne de genel olarak bir teşekkür yok. Halbuki onların içerisinde de makam mevki sahibi arkadaşlar vardı.

Ben arkadaşın yapısını önceden bildiğim için pek alınmadım. Fakat alınan arkadaşlar oldu. Hatta o şehirden katılan (Düğün yapılan şehir) bir arkadaş çok bozuldu . "Valla ben Kütahya'dan gelseydim bu düğünü bırakır giderdim" demişti.

A be kardeşim! Madem arkadaşlarını düğününe davet etmişsin. Onlar da hatırını sayıp başka illerden gelmişler. Misafirlerin hepsi aynı kategoridedirler artık. Toplum huzurunda hoş geldin diyeceksen, ya genel olarak "Uzaktan ve yakından gelen  sayın misafirlerimiz" gibi bir ifade kullanırsın, veya tek tek sadece şehirleri sayarak  .....dan gelen misafirlerimiz" dersin, ya da isim söyleyeceksen isim isim gelenlerin tümünün ismini sayarsın. Kendi davet ettiğin misafirlerin arasında ayırım yapmazsın.

Yoksa insanların bir kısmı kırılır.

Ben bunu düğün için anlattım ama siz diğer toplantılar için de düşünebilirsiniz.

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

ÇOK KAN LAZIM

 Ankara İlahiyat fakültesinde okurken bizden bir sınıf geride Mehmet Arif (soyadını hatırlayamadım) isminde Kütahyalı bir hemşehrim vardı.  ...