OKULDAKİ İLK YALANIM

OKULDAKİ İLK YALANIM

Yalan söylenmeyen ve yalan söylemenin kötü olduğu öğretilen bir ailede büyüdüm elhamdülillah. Belki bu sebepten yalanla pek işimiz olmadı.

Çevremdeki bazı arkadaşlar genellikle ya babasından ya da öğretmenden korkusuna yalan söylerlerdi.

Ortaokul ikinci sınıfa giderken fen bilgisi dersimize Bayram Kalay isminde dersini iyi öğreten ve iyi anlatan bir öğretmenimiz girmişti.

Sınav zamanı geldiğinde o zamanlar sınav sorularının basılı olduğu teksir kağıtlarını dağıttı. Sınav başladıktan kısa bir süre sonra öğretmenimiz yanıma gelerek "niçin konuşuyorsun*" diyerek sert bir şekilde sordu. Ben: "Konuşmuyorum öğretmenim" dedim. Ki gerçekten de konuşmuyordum. öğretmenim yüzüme okkalı bir tokat vurdu. Veya ben çocuk olduğum için okkalı olarak hissettim. Daha yüksek bir ses tonuyla bağırdı: "Niçin konuşuyorsun? Görmediğimi mi sanıyorsun?"

Baktım tokatların arkası gelecek aklıma bir fikir geldi. "Arkadaşımdan silgi istemiştim öğretmenim" diyerek yalan söyledim. öğretmenim "tamam öyleyse bir daha olmasın" diyerek yanımdan uzaklaştı.

Aklıma gelen yalana sevindim. Yediğim tokattan çok yemekten kurtulduğum tokatlar için sevindim.

Konuşmadığım halde konuşmaktan dolayı dayak yememek için başka ne yapabilirdim ki?

O zamanlar öğrencinin dayak yemesi vakay-ı adiyedendi.

Öğretmenimiz gittikten sonra kendi kendime düşündüm "acaba öğretmenim beni niçin konuşuyor zannetmiş olabilirdi?"

Heyecandan veya soruyu daha iyi anlamak için biraz seslice okuduğumu fark ettim. Demek öğretmenin benim dudaklarımın kıpırdadığını görünce beni konuşuyor zannetmişti

Halbuki daha sonraki yıllarda, (öğretmen olduğumda) işitsel zekaya sahip kişilerin okuduğunu daha iyi anlamak için işitecek biçimde sesli okumalarının daha uygun olduğunu öğrendim.

Kendimin işitsel yönümün daha ön planda olduğunu fark ettim. Meğer ben soruyu daha iyi anlamak için farkına varmadan sesli okuyormuşum.

Bu olay benim için öğretmenlikte çok önemli bir ders oldu.

Öğrencinin yalan söylediğini bildiğim halde yüzde yüz emin değilsem ısrarcı olmadım. Yüzde birlik bir ihtimali öğrencinin lehinde kullandım.

Düşünüyorum da.. doğru söyleyenlerin cezalandırıldığı yalan söyleyenlerin cezadan kurtulduğu bir ortamda öğrencilerimize ve çocuklarımıza doğruluğun önemini, yalan söylemenin kötülüğünü nasıl kavratabiliriz? 

Bu konuda ebeveyn ve öğretmenlerin daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

HATIRLATMA VE SEBEBİ

  Allah'a ve Ahiret Gününe inandıklarını söyleyen kardeşlerime bir hatırlatmadır! Bizleri biz yapan en önemli şey imandan sonra, haram...