ARAKADAŞLARINDAN DEVAMLI ŞİKAYET EDEN BİR KIZ ÖĞRENCİM.

 İlk öğretim okullarında çalıştığım dönemlerde sınıf rehber öğretmenliğini de yaptığım 6.sınıflardan bir kız öğrencim her hafta bir kaç kez arkadaşlarından şikayete geliyordu. Şikayet  konularının çoğu basit problemlerdi. Veya hiç problem edilmeyecek şeylerdi.

Mesela:

Öğretmenim!

-Yanımdaki arkadaşın kolu benim tarafıma geçiyor.

-Öndeki arkadaşın saçları benim masaya değiyor.

-Arkadaki arkadaş ayakları benim sıraya koyuyor”  tarzında şikayetler. Aslında bu anlatılan şeyler sınıf ortamında her zaman olma ihtimali olan şeylerdir.

Baktım şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Boş bir zamanımda öğrenciyi çağırıp biraz sohbet tarzı konuştum. Sohbet esnasında  Ailesini, akrabalarını, komşularını da sordum.

Öğretmenim biz halamlarla küsüz bize şöyle yaptılar. Biz dayımlarla küsüz bize şunları yaptılar.

Biz babaannemlerle küsüz bize haksızlık yaptılar. vb

Anladım ki kızın ailesinin akrabalarıyla araları iyi değil.

Komşularını sordum.

Öğretmenim! Biz aşağı kattaki komşumuzla küsüz bize şunları dediler.

Üst komşumuzla küsüz bize şunu yaptılar.

Daha fazla soru sormaya gerek kalmadı. Sorsam mahalledeki kimlerle küs olduklarını da anlatırdı muhtemelen.

Öğrencimin anlattıklarında dikkatimi çeken şey ona göre bu problemlerin hepsinin sorumlusu akrabaları ve komşularıydı. Anladığım kadarıyla aile kendi aralarındaki konuşmalarında bu şekilde anlatıyorlardı. Ailenin akraba ve komşularıyla yaşadıklarını öğrencimiz sınıfa yansıtıyordu. Sınıfa yansıması da öğrencimiz arkadaşlarıyla problem yaşadığında hep arkadaşları haksız bu haklıydı.

Bu olayı niçin anlattım. Aile olarak yaşadığımız  problemlerin bazıları sadece bizimle kalmayıp miras/davranış olarak çocuklara da yansıyabiliyor. Bu kız öğrencimiz eğer kendi kendine veya bir yardım alarak durumunu düzeltemedi ise ilerisini tahmin etmek hiç de zor değildir.

Eğer evlenirse, muhtemelen basit sebeplerle kaynanası, görümcesi, eltisine küsecek ve hep onları haksız olarak görecektir.

İş hayatına atılırsa hep arkadaşlarını, amirini memurunu vb. haksız görecektir.

Peygamber efendimiz "Mümin başkalarıyla iyi geçinir, kendisiyle de iyi geçinilir. Geçimsiz kişilerde hayır yoktur." mealindeki hadisiyle bizleri uyarmıştır.

Başkalarıyla iyi geçinmek bazı fedakarlıklar gerektirir. Geçim ehli kişiler büyük problemleri küçültürler, küçükleri görmezden duymazdan gelirler. Geçimsiz kişiler ise tabiri caiz se pireyi deve yaparlar.

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

ÖĞRENCİLERİN ÇIKARDIĞI DERLER

    Uzakdoğu'yu  bizim insanımız daha çok sporlarıyla bilirler. Ju-do, tekvan-do gibi sporlar Uzakdoğu kökenlidir. Gerçi o sporlar da sı...