Bİ DAHA MI GELECEĞİZ DÜNYAYA...

"Bir daha mı geleceğiz dünyaya"

Bu ve buna benzer sözleri sizler de işitmişsinizdir. Her ne kadar aynı sözü söyleseler de söyleyen kişiler bu sözü genelde iki farklı amaç için söylüyorlar.

Birinci gruptakiler tek dünyalılar (Ahiret inancı olmayanlar) veya Ahiret konusunda gafil olanlar. Bunlar demek istiyorlar ki:

Madem dünyaya geldik ve bir daha da gelmeyeceğiz o halde dünyadan alabildiğimiz kadar zevk alalım. Gönlümüzce yaşayalım... Kötü olan tarafı ise bu tür kişiler genelde helal haram sınırını da pek gözetmiyorlar.

Bu düşünceler şiir ve şarkılara da konu olmuş. Mesela:

“Bas bas paraları Leylaya, bi daha mı gelecez dünyaya.”

“…Yiyelim, içelim, eğlenelim. Kam alalım dünyadan”

İkinci gruptakiler ise, dünyayı bir ekim yeri ve fırsat alanı olarak görüyorlar ve diyorlar ki:

Madem dünyaya geldik. Bu dünya bir imtihan yeridir. Burada ektiklerimizi ahirette hasat edeceğiz. O halde fırsatları iyi değerlendirelim. Bir daha dünyaya gelmeyeceğiz (bu fırsat bir daha verilmeyecek) O halde ahiret için yapabildiğimiz kadar fazla şeyler biriktirelim. Bu kısacık dünyada biraz sıkıntı çeksek de, ahirette sınırsız huzura kavuşalım.

Gördüğümüz gibi aynı söz ve düşünceden yola çıkarak kişiler tamamen farklı yollara gidebiliyorlar.

Ne demişler “akıl, duvardaki prize benzer. Buz dolabının fişini takarsanız soğutur, fırının fişini takarsanız ısıtır.”

Kitabımız uyarıyor:

"Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!" (Ankebut/ 64)

Rabbim dünyaya geliş amacımızı her zaman zihninde canlı tutan ve ona uygun yaşayanlardan eylesin.

 

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

ASHÂB-I KEHFİN SAYISI

  Lise ikiye gittiğim yıllardı. Kur'andan Kehf suresinin   mealini okuyordum. 22. Ayeti okuduğumda, ashab-ı kehfin sayıları ile ilgili a...