HIRSIZ FOBİSİ

 Dün, odalarında yalnız kalamayan çocuklarla ilgili yazmıştım. Çocukların korku sebeplerinden bir tanesi de odaya hırsız girme korkusuydu. Bu  gün bu madde üzerinde yazacağım inşaallah.

Hırsızlık sadece kişilerin malına zarar vermekle kalmıyor, hane halkından birisiyle karşılaşıldığında sonuç bazen yaralama ve cinayete kadar gidebiliyor.

Ayrıca, sadece o evde değil o mahallede bu haberi duyan kişilerde özellikle çocuklarda değişik psikolojik travmalar oluşturabiliyor.

Kızım 6-7 yaşlarında iken bizim mahallede de hırsızlık olayı olmuştu. Doğal olarak bayanların beraber oturdukları yerlerde bu durum konuşulmuş ki daha önce karanlıktan korkmayan, akşamları öbür odalara rahat gidebilen kızım, akşamları yalnız başına öbür odalara gidememeye başlamıştı. Bana da hırsız ve hırsızlıkla ilgili sorular soruyordu.

Anladığım kadarıyla bilinç altına bir hırsız fobisi yazılmıştı. Bilgisayar tabiriyle bu yazılımı değiştirmek istedim.

Hırsızlık ve hırsızla ilgili sorular sorduğu bir akşam Onu yanıma oturtup dedim ki:

"Benim orta okulda okuttuğum zayıf, çelimsiz, herkesin rahatlıkla dövdüğü, kızlardan bile dayak yiyen bir öğrencim vardı... Sonra okuldan mezun olmuştu ne  yaptığını bilmiyordum.

Ben haftada bir gün cezaevine  mahkumlara ders vermeye gidiyordum. Bir gün yine gittiğimde o çelimsiz çocuğu orada görünce şaşırdım. Neden cezaevine girdiğini öğrendiğimde hayret ettim. Meğer o çocuk bir bakkal dükkanını geceleyin soymaya kalkmış sonra da yakalanmış, ve cezaevine koymuşlar... (Bu parağraf gerçek idi)

Bu hırsızlar çok korkak, güçsüz kimselerdir. Zannedersem dışarıda bir iş yapmaya güçleri yetmediği için hırsızlık yapıyorlar." Gibi cümlelerle kızımın zihnindeki hırsız imajını zayıflatmaya çalışıyordum.

Kızım dedi ki: baba evimize hırsız gelse ne yaparsın?

Sesimi biraz kalınlaştırıp biraz da yüksek sesle dedim ki:

"Kulağından tuttuğum gibi kaldırır doğru dışarı atarım."

Kızım çok rahatladı gülümsedi ve dedi ki:

"Baba kolunun kuvvetini görebilir miyim?

Şöyle pazumu biraz şişirerek kolumu gösterdim. Kızım kolumu tuttu ve 

"Aslan babam, güçlü babam..." gibi şeyler söyledi. Bu günden sonra kızımdaki hırsız korkusu gitti ve fabrika ayarlarına geri döndü.

ALİ USLU



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

UMRE HATIRALARI-7 (MEKKE'DE YEDİ GÜN)

   ... Mescid-i Haram'a giderken heyecanlıydık. İçeri girip ışıkların altında parlayan Kabe'yi gördüğümüzde heyecanımız doruğa çıktı...