SALAĞA YATMAK

Ankara'da fakültede öğrencilik yıllarımda bir vakfın organize ettiği öğrenci evinde kalıyordum. O dönemler hem bizim hem de vakıfların maddi imkanları kısıtlı olduğundan kaldığımız yerler lüks yerler değildi.
Mesela biz Güzelyaka semtinde bir caminin alt katında kalırdık. Caminin alt katı suntalarla bir kaç bölüme ayrılmıştı. Ortada büyük bir soba vardı.
Kaldığımız yerin yanındaki müştemilat mutfak olarak düzenlenmişti. Düzenleme deyince aklınıza fayanslı tezgahlı bir yer gelmesin. Duvara bir kaç çeşme takılıp yere suyun sıçramaması için dikdörtgen biçiminde 40 cm kadar yükseklikte tuğla örülmüş ve sıvanmış. Yemek pişirmek ve bulaşık kapamak için de iki masa. tezgah olarak kullanılıyordu.
Lavabo ve diğer ihtiyaçlarımız için caminin ortak kullanımı olan yerleri kullanıyorduk. Bizim o günkü memleketteki hayatımız da basit, ihtiyaç gidermeye yönelik olduğundan bu durumları çok anormal görmüyor idare ediyorduk.
Yemeklerimizi, bulaşığımızı ve evdeki diğer görevleri nöbetleşe yapardık.
Soba sırası kimde ise kömürlükten odunları getirir, sobayı yakar, soba iyice tutuşunca da kömür getirip sobaya atardı.
Bir arkadaş vardı. Ona sıra geldiğinde kalın odunları sobaya atar sonra onu alt kapaktan tutuşturmak için bir-iki deneme yapar. Tabiki soba yanmaz. "Pen peceremedum"(ben beceremedim demek istiyor) diyerek kenara çekilirdi.
Canı sıkılan bir arkadaş kolları sıvar onun attığı kalın odunları çıkartır, alt tarafa ince odunları koyar. Onun üstüne biraz daha kalınlarını, en üste kalınları koyar ve alt kapaktan yakardı.
Buraya kadar gayet normal değil mi? İnsan soba yakmasını bilmeyebilir.
Fakat O arkadaşın öbür nöbetinde de aynı şeyler olurdu. Yine aynı şeyleri yapar yine soba yanmaz yine "pen peceremedum..." yine başkası duruma müdahale eder.
İşte burada iyi niyet devreden çıkıyor. Bir insan bir şeyi beceremiyorsa bilene sorar ve ona göre yapar. Bilmiyorsa öğrenir. Neticede bu kişi fakültede okuyacak kadar zekaya sahip birisi.
Fakat "ben beceremedim" ben yapamıyorum" demek bazılarının işine geliyordu.
Bu durum sadece o arkadaşla sınırlı değil elbet. Daha sonraki hayatımda da buna benzer akıllılık(!) yaptığını sanan tabiri caiz ise salağa yatan tiplerle karşılaştım.
Dünya'da yaptıkları akıllılık(!) Ahirette de işe yara mı acaba?
ALİ USLU

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

UMRE HATIRALARI-7 (MEKKE'DE YEDİ GÜN)

   ... Mescid-i Haram'a giderken heyecanlıydık. İçeri girip ışıkların altında parlayan Kabe'yi gördüğümüzde heyecanımız doruğa çıktı...