BIRAK CANIM ONU

Yıllar önce (hangi vesile ile olduğunu hatırlamıyorum) bir çok tanıdık bir araya gelmiştik. Eskilerden, yenilerden, orada olan-olmayan tanıdıklarımızdan vs konuşurken, oradakilerin bir çoğunun tanıdığı bir kişinin ismi geçince, bir arkadaş biraz sert biçimde "bırak canım onu" demişti.
Bu sert tepki karşısında oradakiler arkadaşa baktılar ve sözün arkasını beklediler. Fakat arkadaş devam etmedi. Ben oradakilerin duyacağı biçimde "neden böyle söylediğini" sordum. "Boş ver"dedi. Ben ısrar ettim yine "boş ver" deyince ben olaya müdahale ettim. Şuna benzer şeyler söyledim:
"Arkadaş açıklamayacağın meseleyi hiç açmasaydın problem yoktu. Fakat sen o kişi hakkında "bırak canım onu" deyince herkesin kafasında değişik istifhamlar oluştu. Mesela ben şöyle düşündüm: Acaba bu adam hırsızlık mı yaptı? Birisinin namusuna mı göz dikti? Emanete ihanet mi etti? Birilerine iftira mı attı? Birilerini dolandırdı mı? vs. Bu sebeple buradaki kişilerin kafalarındaki istifhamları gidermen lazım."
O zaman, o kişiyle arasında geçen tatsız bir olayı anlattı. Anlattığı mesele de çok büyütülecek bir şey değildi. O kişinin yaptığı biraz kaba veya çiğlik dediğimiz bir davranıştı. Bundan dolayı arkadaş kırılmıştı.
Buradan şunu anlatmak istiyorum. Toplum içerisinde birileri hakkında olumsuz anlamda konuşmak zaten iyi bir şey değildir. İşin gıybete giren bölümleri vardır. Buna rağmen konuşacaksak muğlak (net olmayan) ifadelerden kaçınmak gerekir. Çünkü muğlak ifadeler herkesin zihninde farklı anlamlara dönüşebilir ki bunun vebali büyük olur ve telafisi zordur.
Bir de işyerlerinde vb. karşı cinsle konuşurken net ifadeler içeren sözler söylenmeli; Değişik anlamlara gelebilecek sözlerden, cümlelerden sakınılmalı ki şeytana alan açılmasın. Bir sözü senin hangi niyetle söylediğin önemlidir. Fakat dinleyenin nasıl anlayacağını da düşünmek, aradaki şeytan faktörünü de unutmamak gerekir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

MANŞET!

“ MEAL OKUMA” MES’ELESİ

Bu yazıyı 2016 yılında yazmıştım. Önemine binaen burada da paylaşıyorum (Ali Uslu)  “ MEAL OKUMA” MES’ELESİ Son yıllarda Kur’an-ı Kerim m...